Jeoloji Mühendisleri Odası Zonguldak İli Temsilcisi Jeoloji Yüksek Mühendisi Ali Baltaş, Zonguldak’ın il merkezinden akan derelerde yapılan düzenlemelere ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, “Kent merkezinde bazı noktalarda alan kazanma ve yol yapımı gerekçesiyle derenin bazı bölgelerde üzerinin betonla kapatılması bana göre hatalı olmuştur” dedi.
Gazeteci Orhan Akyüz’ün haberine göre, Baltaş, sosyal medya hesabından şu ifadeleri kullandı:
“Zonguldak basınında yazılanlara göre eski Ankara Köprüsü altında bulunan Çaydamar ve Karaelmas derelerinin birleştiği alanda biriken çöp, toprak ve bitki yığınları DSİ (Devlet Su İşleri) ekiplerinin çalışmasıyla temizlenmeye başlamış. Bu haberden ve mesleğimin verdiği sorumluluktan da yola çıkarak söz konusu dereler üzerinde yapılan düzenlemelere ilişkin değerlendirmelerimi paylaşma gereği duydum.
‘Amacına Yeterince Ulaşamamış’
Bilindiği gibi Üzülmez ile Çaydamar derelerinin şehir merkezi içinde kalan kısımlarında ve bu derelerin birleşmesinden sonra Zonguldak Limanı’na akan bölümünde yoğun yağışlarla su seviyesinin yükseldiği durumlarda can ve mal güvenliğini korumak, taşkınları önlemek amacıyla dere ıslahı çalışmaları gerçekleştirildi. Dere tabanında ve yan duvarlarında cam korkuluklar dahil ışıklandırmalar da yapılarak dere kenarlarına estetik bir görünüm kazandırılmaya çalışıldı. Şüphesiz iyi niyetle yapılan bu çalışmalar bana göre amacına yeterince ulaşamamış, birçok noktada insanların dereyle bağlantısını kesmiş ve ne yazık ki şehrin görünüşünü iyileştirememiştir.
‘Doğal Görüntü Bozulmuştur’
Bu değerlendirmemin gerekçelerini şöyle açıklayabilirim.
Zonguldak şehir merkezindeki düz alanlar kenarlarındaki topoğrafyanın yükselmeye başladığı noktalara kadar aslında doğal dere yatağıdır. Yani Gazipaşa Caddesi, Acılık ve Soğuksu semtinin düz alanlardaki yapılar aslında dere yatağı üzerinde inşa edilmişlerdir. Başka bir deyişle sel döneminde mevcut dere yatağında herhangi bir tıkanma veya kesit daralması olması durumunda yamaçlardan akan sular gibi derenin suları da bu bölgelere akacaktır. Bu durumda derenin mevcut dere yatağında akmasını sağlamak için yapılan bu düzenleme, derenin hidrolik kapasitesinin arttığı durumlarda da mevcut yatak içine hapsedilerek akması anlamını taşımaktadır. Bu nedenle de derenin geçmişte hidrolik aktivitesinin yüksek olduğu zamandaki seviyesi göz önüne alınarak bazı yerlerde tabanı genişletilmiş ve bazı yerlerde de yan duvarları yükseltilmiştir. Sonuçta bu yükseltme nedeniyle şehir merkezinde birçok noktada dere görünemez hale gelmiş ve doğal görüntü bozulmuştur.
‘Hatalı Olmuştur’
Yanı sıra kent merkezinde bazı noktalarda alan kazanma ve yol yapımı gerekçesiyle derenin bazı bölgelerde üzerinin betonla kapatılması da bana göre hatalı olmuştur. Dere yatağında özellikle üstü kapalı olan kısımlarda yeterli temizlik yapılmadığı için halkımızın da kötü kullanımdan kaynaklanan kirlilik çok daha fazladır. Ayrıca derenin üstünün kapalı olan kısımlarının taşkın zamanlarında daha kolay tıkandığı ve bu zamanlarda hiç müdahalede bulunulamadığı da yaşanmış olaylarla halen hafızalarımızdadır.
‘Derenin Tabanının Betonla Kaplanması…’
Yapılan düzenlemeyle derenin tabanının tamamen betonla kaplanması suyun yeraltına süzülmesini engellemiş ve bu bölümde akış hızının artmasına neden olmuştur. Bu durumda enerjisi artan suların taşıdığı malzeme miktarı da artacağından mansabın (derenin aşağı akış bölgesinin) yani limanın daha çabuk dolmasına neden olacaktır. Zaten betonlaşma nedeniyle dere tabanının bozulan habitatı da artık benzer şekilde geri gelmeyecektir.
‘Dere Yataklarında Akışı Yavaşlatan…’
Dere kenarındaki düzenlemeler nasıl olmalıydı sorusuna kendimce verdiğim yanıtlar ise şunlardır.
Dere kenarlarında ve tabanında beton dökülerek oluşturulan kanal yerine, daha şehir merkezine ulaşmadan dere yataklarında akışı yavaşlatan ve suyun toprağa sızmasını sağlayan düzenlemeler yapılmalıydı. (Örneğin, derenin üst havzasında sel sularının getirdiği malzemeleri tutucu bentler ve mil/kum çökeltim havuzları yapılması vb.) Sonuçta yapılan bu düzenleme, dere yatağı boyunca değil de sadece şehir merkezinde oluşacak taşkını önlemeye dönük bir uygulama olmuştur.
‘Dere Kenarlarına Yapılan Beton Duvar…’
Dere kenarlarına yapılan beton duvar ve uygulamalar daha önce doğal dere yatağı yamaçlarında bulunan ve ne yazık ki bakımsız olan yeşil örtüyü bir daha geri gelmemek üzere tamamen ortadan kaldırmıştır. Bunun yerine dere kenarları taş bloklardan oluşan tahkimatlar la güçlendirilmeliydi ve çeşitli bitkilendirme uygulamalarıyla, parklarla, peyzaj düzenlemeleriyle daha doğal görünüme kavuşturulmalıydı.”




