Genç yaşta başladığı yoğun iş hayatını "Bazen 60 yaşında mıyım, 600 yaşında mıyım diyorum" sözleriyle özetleyen Balcı, başarı sırrını gençler için de bir hayat mottosu olarak "Şükretmek, sabretmek ve sevmek" olarak açıkladı.

Deniz Yoluyla Çimento Taşımacılığından Dünya Markasına Yüksel Balcı, 22 yaşında bölgedeki çimento sıkıntısını çözmek adına Alaplı eski Belediye Başkanı Ahmet Zeki Atalay, Haydar Yaman ve Celal Ulvan gibi isimlerin teşvikiyle Çanakkale'den deniz yoluyla çimento taşımacılığına başladı. Haftada 2-3 gemi mal boşaltarak Sakarya'dan Bartın'a kadar olan bölgenin ihtiyacını karşılayan Balcı, "Ben çok para odaklı bir adam değilim, daha çok başarı odaklıyım" diyerek o dönem kâr amacından ziyade bölgenin ihtiyacını tespit etmeye odaklandığını vurguladı.

1986 yılında Türkiye'deki ilk özelleştirme döneminde Ereğli Ziraat Donatım kurumunu 24 yaşındayken satın alan Balcı, köylerde toprak analizi yaptırarak gübre israfının önüne geçti ve aynı yıl Alaplı'da kireç fabrikası kurdu. Erdemir’in cürufunu ilk kez çuvallarla Çanakkale Çimento’ya götürüp öğüttürerek çimentoda hammadde olarak deneten ve bugün değerli bir madde haline gelmesini sağlayan ilk kişinin kendisi olduğunu açıkladı.

Daha sonra kurduğu "Fix Kim" şirketi ile İstanbul Tuzla, Niğde ve Erzincan OSB'lerinde fabrikalar kurarak 24 ülkeye ihracat gerçekleştiren Balcı, bu firmayı 10 yılda bir dünya markası haline getirdikten sonra devrederek tamamen Ereğli'ye döndü. Şu an 50-55 yıllık aile firması olan Balcı İnşaat bünyesinde kaba inşaat malzemeciliği, hazır beton santralleri ve "insaatmalzemeleri.com" portalı üzerinden interaktif satış faaliyetlerini sürdürmektedir.

Gülüç’te Sosyal Tesisler Yenilendi!
Gülüç’te Sosyal Tesisler Yenilendi!
İçeriği Görüntüle

"Ereğli Aynı Mazereti Gösteremez, Herkes Kendini Sorgulamalı"

Zonguldak bölgesinin geçmişte gelişmişlik anlamında ilk 10 vilayet arasında yer aldığını belirten Balcı, bölgenin yaşadığı dramatik çöküşü şu sözlerle eleştirdi:

"TTK küçüldükçe Zonguldak küçüldü ama Ereğli aynı mazereti gösteremez. Erdemir yerinde duruyor; 350 bin ton kapasiteyle başladı, 3,5 milyon tona çıktı. Ancak 2004’ten beri Ereğli’nin nüfusu aynı yerde sayıyor. 2007 yılında Güney Kore'ye gittiğimde, Erdemir ile aynı yılda (1959) ve aynı kapasiteyle morrison şirketine kurdurulan muadil fabrikanın bulunduğu dağ eteğindeki şehrin nüfusunun 1,5 milyona ulaştığını, fabrikanın ise 35 milyon ton ürettiğini gördüm. Ereğli ise hala aynı nüfusta. Burada siyasetçi de, atanmış da, seçilmiş de kendini sorgulamalı."

Ereğli'nin metropol kentlerin ortasında, 3,5 saatte 40-45 milyon nüfusa ulaşabilecek bir lojistik avantaja, ormana, denize, verimli topraklara ve zengin su kaynaklarına sahip olduğunu belirten Balcı, "İzmit ve Düzce sanayide taştı, fırsat bu tarafa kayıyor ama hangi sanayiciye gidip sunum yapıyoruz? Odalar, dernekler, seçilmişler, atanmışlar 'gelin' diyor mu?" diyerek liyakat ve vizyon eksikliğine dikkat çekti.

"TSO Başkanı Olursam İstişare Heyeti Kuracağım" Ereğli’de ciddi bir vefa ve liyakat sorunu olduğunu ifade eden Yüksel Balcı, TSO Başkanı seçilmesi durumunda mutlaka bir "İstişare Heyeti" kuracağını açıkladı. Ankara'da Zeki Yiğit, Ergün Şahin, AFAD Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen, Türk Metal Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Odabaş ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saadet Oruç gibi çok önemli bürokratların olduğunu hatırlatan Balcı, Yaraşlı'daki köprü projesini yapan Hamza Taşdelen gibi isimlerin adının o yapılara verilerek onore edilmesi gerektiğini söyledi.

Ereğli'de biyografisi yazılabilecek en az 15 başarılı iş insanının küstürüldüğünü belirten Balcı, oda ve derneklerin seçim öncesi büyük projeler anlatıp seçim sonrası 10 kişinin çay-kahve içtiği birer "kulübe" dönüştürülmesini eleştirdi: "Eleştiriye tahammülünüz yoksa, eleştirecek adamı bir şekilde susturuyorsanız başarılı olamazsınız" dedi.

Sosyal Sorumluluk, Fetih 1453 ve Okul Projesi Sosyal sorumluluk projelerine de değinen Balcı, 1992 yılında Ruhi Çöbekoğlu ile birlikte Ereğlispor yönetimine girdiklerini, dışarıdan transfer yapmadan tamamen Ereğli'nin çocuklarıyla takımı amatör ligden alıp 3. Profesyonel Lig’e kadar çıkardıklarını anlattı. Ayrıca gişe rekortmeni "Fetih 1453" filminin ana sponsoru olduğunu, Zeytinburnu’nda kurulan platonun tüm malzemelerinin kendi fabrikalarında üretildiğini ve 6 ay boyunca pazar günleri dahi mesai yaptıklarını ancak bunun reklamını hiç yapmadıklarını belirtti.

Röportajın sonunda kısa soruları yanıtlayan Yüksel Balcı; eşini "hayat arkadaşı", çocuklarını "her şeyi, duygusallığı", Ereğli'yi ise "mezarı bile karşı tepede olan çok özel memleketi" olarak tanımladı. Ereğli’deki hazır beton sektörünü de ilk kuran isim olan Balcı, şehirdeki iş insanları arasında ticari rekabet olsa dahi hasetlik ve hile hurda olmadığını, Ereğli'nin bu anlamda çok şanslı olduğunu dile getirdi.

Muhabir: Osman Sav