Yaklaşık sekiz aydır bu köşede defalarca yazdım.
Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası Zonguldak Şubesi’nin sona doğru sürüklendiğini söyledim.
Bu bir tahmin değildi.
Bu, sahada görülen dağınıklığın, keyfiliğin ve irade gaspının doğal sonucuydu.
Genel merkez eliyle yürütülen süreçte işçi bölündü, şehirler karşı karşıya getirildi, sendikal yapı parçalandı.
Bartın başka yere savruldu, Karabük başka hesaba yazıldı, Zonguldak Düzce’ye, Bolu başka planlara yamandı.
Sendika, olması gereken yerde çözüm üretmedi.
Sorun üretti.
Huzur üretmedi. Güvensizlik büyüttü.
Bu tablonun mimarı olarak Hakan Uzun döneminde oynanan türbinler,sendikayı ayakta tutacak ortak aklı öğüttü. İşçi iradesi hiçe sayıldı. Şubeler masa başında bölündü. Kapatmalar, açmalar,faaliyet alanları hukuka değil, hesaba göre belirlendi.
O hesap bugün Ankara’dan döndü.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi verdiği ihtiyati tedbir kararıyla açıkça şunu söyledi: Yapılan işlemler hukuka,kanuna ve sendika tüzüğüne aykırıdır.
Ankara Şubesi üzerinden yürütülen bölme, kapatma ve yeniden açma girişimleri durduruldu. Usulsüzlükle kapatılan şube, hukuk yoluyla geri alındı.
Bu karar bir idari işlem iptali değildir yalnızca.
Bu karar,sendikal mücadelenin kişisel hesaplarla,güç gösterileriyle, işçiyi bölerek yürütülemeyeceğinin tescilidir.
Hukuk,geç de olsa masaya yumruğunu vurmuştur.
Bugün gelinen noktada Zonguldak Şubesi,mahkeme kararıyla yükümlülüğünü yitirmiş bir yönetim anlayışının sembolü hâline gelmiştir. Bu bir sürpriz değildir. Bu,uzun süredir gelen bir çöküşün resmî kaydıdır.
Sabredenler kazandı. Susmayanlar haklı çıktı. Birlikte direnenler yoluna devam ediyor. Sendika, işçinin iradesiyle vardır. Hukuk dışına çıkan her yapı, er ya da geç adalet duvarına çarpar.
Hakan Uzun’un hesabı sahada tutmadı. Ankara’da döndü. Zonguldak’ta gerçek kazanan, onuruna ve sendikasına sahip çıkan emekçiler oldu.Hayırlı olsun.
Murat İLERİ