Bazı şehirler insanı büyütmez,insanın içindeki sessizliği büyütür.Sokaklar kalabalık görünür ama her pencerenin ardında başka bir yalnızlık oturur.
Kimi ekmeğinin peşindedir, kimi makamının, kimi de kaybettiği huzurun...
İnsan çoğu zaman başkalarıyla değil, kendi vicdanıyla kavga eder.Aynaya baktığında gördüğü yüz,yılların bıraktığı çizgilerden değil; sustuğu haksızlıklardan, yarım bıraktığı umutlardan ve içine gömdüğü haykırışlardan oluşur.
Hayat garip bir öğretmendir.En ağır dersleri,en hazırlıksız olduğun günlerde verir.
Önce elindekileri alır,sonra sana kim olduğunu sorar.O gün anlarsın, servetin cebindeki para değil, yüreğinde taşıdığın cesarettir.
Hak...
Dünyanın en ağır kelimelerinden biridir.Omuzlarda taşınmaz, yürekte taşınır.Onu savunmanın bedeli bazen yalnızlıktır, bazen iftiradır, bazen de kapına dayanan zorluklardır.
Fakat hak için yürüyen insanın adımları yorulsa da vicdanı dinlenir.
Ekmek kavgası yalnızca sofraya konulan bir lokmanın mücadelesi değildir. Ekmek;alın terinin, emeğin ve insan onurunun adıdır.
Bir işçinin nasırlı eli, çoğu zaman ciltlere sığmayacak kadar büyük bir hikâye anlatır.O hikâyede sabır vardır,alın teri vardır,çocuklarının geleceği için edilen sessiz dualar vardır.
Toplum çoğu zaman güçlü olanın sesini duyar.
Oysa tarih, çoğunluğa değil, doğru bildiği yoldan dönmeyen birkaç yürekli insana yer açar.Çünkü kalabalıklar dağıldığında geriye yalnızca karakter kalır.
Umut,karanlığı inkâr etmek değildir. Umut,karanlığın içinde yürümeye devam edebilmektir. Bir mum,geceyi bitirmez ama yönünü kaybedene yol gösterir.İnsan da böyledir,bazen tek bir doğru söz, yüzlerce yalandan daha güçlüdür.
Gün gelir dost sandıkların susar. Yanında yürüyenler başka yollara sapar. Alkışlar kesilir, kapılar kapanır.
İşte o zaman anlarsın ki insanı ayakta tutan omuzlar değil, inandığı değerlerdir.
Eğer bir gün herkes sırtını dönerse sen yine hakkın yanında dur.Eğer bütün kapılar kapanırsa vicdanının kapısını açık bırak.Çünkü insanın gerçek büyüklüğü, kazandığı savaşlarda değil, kaybetmeyi göze alarak verdiği adalet mücadelesinde saklıdır.
Bugün yorulabilirsin.
Bugün incinebilirsin.
Bugün yalnız da kalabilirsin.
Ama gün gelir, zaman herkesin maskesini düşürür.
O vakit insanlar; güce boyun eğenleri değil,haksızlık karşısında dimdik duran yürekleri hatırlar.
Ömür,takvimde eksilen yıllar değildir.
Ömür;umudu tüketmeden yürüyebildiğin yol, ekmeğini alnının teriyle kazanabildiğin gün ve vicdanına ihanet etmeden yaşayabildiğin zamandır.
Çünkü insan,nefes aldığı kadar değil; doğruluktan vazgeçmediği, umudu büyüttüğü ve tek başına da kalsa adaletin safında yürüdüğü kadar yaşar.
Murat İLERİ