Bazı ayrılıklar, bir trenin ardından el sallamak değildir.
Bazı ayrılıklar, ömrün geri kalanını tek bir ismi sessizce taşıyabilmektir.
Özlem, görünmeyen bir ateştir.
Yakarken dumanı göğe değil, insanın yüreğine yükselir.
Sevmek, yalnızca kavuşmak değildir.
Bazen en büyük sevda, beklemeyi bilmektir.
Rüzgâr her geçtiği yerden bir iz alır.
Hasret ise her geçtiği kalpte bir ömür bırakır.
Gözler uzaklara dalar.
Çünkü bazı insanlar gittikleri yere değil, içimizde bıraktıkları boşluğa dönüşür.
Bir akşam olur.
Gökyüzü senin rengini giyinir.
Bir sabah olur.
Güneş doğar.
Ama içimde gece bitmez.
İnsan, en çok adını söyleyemediği kişiyi özler.
En derin sessizlik, kavuşamayan iki yüreğin arasında büyür.
Belki aynı gökyüzüne bakıyoruz.
Belki aynı rüzgâr saçlarımızdan geçiyor.
Belki de kader, birbirine kavuşamayan iki kalbi aynı duanın içinde buluşturuyor.
Ben seni zamana bırakmadım.
Zaman beni senden uzaklaştırdı.
Yine de sevgim eksilmedi.
Çünkü gerçek sevda,mesafeyle değil,sadakatle ölçülür.
Bir gün yollar yeniden birleşirse...
Sana sitem etmeyeceğim.
Yalnızca uzun bir sessizliğin ardından gözlerine bakacağım.
Çünkü bazı kavuşmaların dili yoktur.
Yalnızca kalbi vardır.
Hasret,seveni tüketebilir.
Fakat gerçek aşkı asla tüketemez.
Bekleyen yürek yorulur.
Vazgeçmez.
Çünkü sevda, ulaşmak değil...
Son nefese kadar aynı ismi yüreğinde taşımaktır.
( Türk düşünce ve Edebiyat'ına bıraktığı izlerle gönüllerde yaşamaya devam eden Nihal Atsız Hocayı saygı, rahmet ve minnetle yâd ediyorum. )
Murat İLERİ