Yalnızca babadan oğula hiçbir bozulmaya uğramadan aktarılan Y-DNA (baba soyu) üzerindeki incelemeler, Anadolu ve özellikle Zonguldak halkının binlerce yıllık genetik serüvenini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

I M G 6937

İnsanlığın Ortak Atası ve İlk Genetik Kırılma Bilim dünyasının "Y-Kromozomu Adem'i" olarak adlandırdığı ve erkekliği belirleyen kromozomun izi sürüldüğünde, günümüzden yaklaşık 200 ila 300 bin yıl öncesine, Afrika'ya ulaşılıyor. Dünyadaki tüm modern erkeklerin biyolojik atası kabul edilen bu ilk atanın soyu, yaklaşık 180 bin yıl boyunca Afrika'da kalarak çeşitli alt dallara ayrıldı. Ancak 70-80 bin yıl önce gerçekleşen kritik bir genetik mutasyon, tarihin akışını değiştirdi. "CT Haplogrubu" olarak adlandırılan bu yeni geni taşıyan erkekler, Babülmendep Boğazı'nı (Kızıldeniz) geçerek Afrika kıtasından Arap Yarımadası'na adım attı.

Büyük Göç ve Dünyaya Yayılış Afrika'dan çıkışı başlatan bu soydan gelen bir erkekte, binlerce yıl sonra yeni bir mutasyon daha meydana geldi. Araştırmacıların "F Haplogrubu" (M89) olarak sınıflandırdığı bu yeni dal, günümüzde Afrika dışında yaşayan dünya erkek nüfusunun %90'ının atasını oluşturuyor. Yaklaşık 50 bin yıl önce Mezopotamya ve Batı Asya civarında ortaya çıkan bu grup; zamanla G, H, I, J ve K gibi ana kollara ayrılarak yerkürenin dört bir yanına dağıldı. Örneğin bu koldan kopan bir grup Sibirya üzerinden Amerika'ya ulaşarak günümüz Kızılderililerinin atası oldu.

Anadolu'nun Kadim Sahipleri: J Grubu Orta Doğu, Kafkasya ve Anadolu üçgeninde şekillenen genetik yapı, ağırlıklı olarak IJ ve ondan türeyen J grubuna dayanıyor. Bölgenin tarihi incelendiğinde Göbeklitepe'yi inşa edenlerden Hititlere, oradan da Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu'na kadar uzanan süreçte J grubunun hep baskın olduğu görülüyor. Dikkat çekici olan ise, farklı tarihsel dönemlerde Anadolu'ya göç eden toplulukların (örneğin Selçuklu Türkleri ve onlardan çok daha önce bölgeye yerleşen yerel halkların) aslında binlerce yıl önceki aynı babanın soyundan geliyor olmaları.

Zonguldak'ın Genetik Haritası Çıkarıldı Yapılan kapsamlı genetik testlere ve FamilyTreeDNA gibi kuruluşların veri bankalarına göre, binlerce yıllık göç hareketlerinin kesişim noktasında bulunan Batı Karadeniz ve Zonguldak'ın genetik profili büyük bir çeşitlilik sunuyor. Zonguldak'ta elde edilen verilere göre bölgesel DNA dağılımı şu şekilde:

Ümit Özdağ'dan Zonguldak'ta Tarihi Uyarılar: Cumhuriyet Ağır Çekim Bir Yıkım Sürecinde
Ümit Özdağ'dan Zonguldak'ta Tarihi Uyarılar: Cumhuriyet Ağır Çekim Bir Yıkım Sürecinde
İçeriği Görüntüle
  • J2 Haplogrubu (Özellikle J2a): %25 - %30 (Bölgede en sık rastlanan ortak ata)
  • R1b Haplogrubu: %15 - %20
  • G2a Haplogrubu: %11 - %15 (Anadolu'nun antik yerleşimcileri ve Kafkasya bağları)
  • R1a Haplogrubu (Özellikle Z93): %7 - %12 (Göktürk ve Saka mirasıyla Orta Asya'dan taşınan kol)
  • E1b1b Haplogrubu: %8 - %11 (Kökeni Afrika'ya dayanan ve Akdeniz üzerinden yayılan kol)
  • J1 ve I2 Grupları: Toplamda %9 - %16 bandında.

"Millet Kavramından Önce Genetik Akrabalık Vardı" Araştırmalar, günümüzdeki ırk ve millet kavramlarının genetik ayrışmalardan çok daha sonra ortaya çıktığını gösteriyor. Y-DNA analizleri neticesinde; bugün kendini Türk, Kürt, Yunan, İtalyan, Gürcü veya Çerkes olarak tanımlayan pek çok erkeğin, on binlerce yıl önce yaşamış tek bir biyolojik babada birleştiği kanıtlanıyor. Sadece baba soyunu temel alan bu veriler, sınırları aşan insanlık tarihinin ortak mirasını bilimsel gerçeklerle yüzümüze çarpıyor.

(Genetik göç yolları ve Türklerin tarihsel süreci hakkında daha detaylı bilgi edinmek isteyen okurlar, araştırmacı-yazar Özhan Öztürk'ün konuyla ilgili video çalışmalarını inceleyebilirler.)

Muhabir: Zonguldak Tarih