Yaya ve öküz arabası ulaşımına dayanan Osmanlı "Divan" sisteminden, madencilik ve demir-çelik sanayisiyle büyüyen Cumhuriyet Dönemi'ne kadar Zonguldak'ın 700 yıllık yolculuğu dikkat çeken ayrıntılar barındırıyor.
Osmanlı'da Ulaşım Şartları "Divan" Sistemini Doğurdu
Osmanlı taşra teşkilatlanmasında kaza ve kadılık sınırları, bir insanın bir günde gidip dönebileceği mesafe hesaplanarak belirleniyordu. O dönemde motorlu taşıt ve demir yolu olmaması nedeniyle halk resmî işlerini görmek için öküz arabalarıyla veya yürüyerek seyahat etmek zorundaydı.
Zonguldak'tan Devrek'e yürüyerek gidiş-dönüşün 20 saat, Ereğli'ye ise 25 saat sürmesi; bölgenin idari olarak neden ayrıldığını açıklıyor. Coğrafi engeller ve mesafeler sebebiyle bölgede lojistik zorunluluktan doğan 7 Divan (Devrek) ve 12 Divan (Bartın) gibi idari merkezler kuruldu. Filyos Vadisi’nin doğusundaki Bartın ile dağlık iç kesimlerdeki Devrek, bu lojistik zorunluluklar neticesinde müstakil kaza yapılarına dönüştü.
Kömürün Bulunmasıyla Değişen Kader: Köyden İl Merkezine
1840’larda kömürün bulunup havzanın işletmeye açılmasına kadar Zonguldak, Elvanpazarı ve Kozlu çevresi; Ereğli ile Devrek kazaları arasında kalan küçük ve dağınık kıyı köylerinden ibaretti.
Taş kömürü ocaklarının açılması, liman inşaatı ve sermaye akışıyla birlikte Zonguldak hızla büyüyerek Ereğli ve Devrek’i geride bıraktı. Cumhuriyet Dönemi'nde ise tüm bölgenin merkezi konumuna yükseldi.
Sanayi Hamlesi ve Safranbolu-Karabük Bağlantısı
Cumhuriyet Dönemi'nde illerin sınırları çizilirken kültürel ve dil bilimsel faktörlerden ziyade ekonomik, siyasi ve idari gerekçeler ön planda tutuldu. Maden direği ihtiyacını karşılamak ve havza bütünlüğünü sağlamak amacıyla 1927 yılında Safranbolu ve Eflani, Zonguldak’a bağlandı.
1935’te demir yolunun Karabük’ten geçirilmesi ve 1939’da Karabük Demir-Çelik Fabrikası’nın kuruluşu, devletin yıllar öncesinden planladığı bölgesel kalkınma haritasının bir parçası olarak hayata geçti.
Bölünme Süreci ve Kaybolan "Zonguldaklılık" Bilinci
1980'li yıllarda uygulanan ekonomik politikalar ve devletin kömür stratejisindeki değişimler, dev havzanın parçalanmasına zemin hazırladı. Bu dönüşümün bir sonucu olarak 1991 yılında Bartın, 1995 yılında ise Karabük Zonguldak'tan ayrılarak müstakil birer il statüsü kazandı.
Günümüzde Ereğli ve Devrek gibi ilçelerin il olma taleplerinin yeniden gündeme gelmesi, Zonguldak'ın tarihsel süreçte merkezilik statüsünü ve bölgesel aidiyet duygusunu aşamalı olarak nasıl kaybettiğini yeniden tartışmaya açtı.


