Bugün Ramazan Bayramı’nı idrak ediyoruz ve bu özel günde hem Ramazan-ı Şerif’in manevi huzurunu hem de bayrama kavuşmanın mutluluğunu bir arada yaşıyoruz.

Çifte bayram coşkusu içindeyiz; ancak bu sevinç, farkında olduğumuz gibi hassas ve düşündürücü bir tabloyla birlikte devam ediyor.

Tüm İslam alemi, bu süreçten etkileniyor ve gönüllerimiz mazlumların sıkıntılarıyla da doluyor. Mescid-i Aksâ uzun süredir kapalı ve bu kutsal mekanın dokunulmazlığı, zalim güçler tarafından hiçe sayılıyor.

Bu durum, ibadet yerlerinin güvenliği ve insanlık onuru açısından büyük bir kaygı kaynağıdır. Mescid-i Aksâ’nın bir an önce yeniden ibadete açılması, sadece inananlar için değil, tüm insanlık için hayati önemdedir.

Bu vesileyle, başta Mescid-i Aksâ olmak üzere zulüm altında inleyen, yurtsuz ve çaresiz kalan tüm mazlumların daha iyi günlere kavuşması temennisiyle bayramımızı buruk duygularla kutluyoruz. Bayramlar, sadece kişisel mutluluğun değil, aynı zamanda toplumun birliğinin ve beraberliğinin de simgesidir. İnsanlar arasındaki kırgınlıkları ve ayrılıkları geride bırakmak, fitne ve fesat tohumlarına karşı uyanık olmak, gönülleri birbirine açmak, bayramı anlamlı kılan değerlerdir. Böylece bayram sevincini sadece o günle sınırlı kalmadan her güne yayabiliriz. Aile ve sevdiklerimizle bir arada olmak, aynı havayı solumak, sevgi ve muhabbeti paylaşmak bayramın temel güzelliklerindendir. Anne ve babamızın gönlünü kazanmak, ellerini öpüp hayır dualarını almak, bayramı manevi açıdan daha değerli kılar. Aynı zamanda, akrabalık ve komşuluk hukukumuzu gözetmek, toplumsal bağları güçlendirmek ve birbirimize karşı sorumluluklarımızı hatırlamak da bu özel günlerin gereğidir. Bayram, yardımlaşmanın, paylaşmanın ve dayanışmanın ön plana çıktığı bir gündür. İhtiyaç sahiplerinin dertlerine çare olmak, darda kalanlara destek vermek ve zulüm altındaki kardeşlerimizin sıkıntılarını hafifletmek, bayramın ruhunu yaşatır. Aynı zamanda bu gün, mukaddes değerler uğruna canını feda eden şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi hatırlamak, geçmişimizi anmak ve dua etmek için de bir fırsattır. Onların fedakârlıkları sayesinde bugünlere ulaştığımızı bilmek, bayramın manevi derinliğini artırır ve bizlere sorumluluk bilinci kazandırır.

Bugün, sevinç ve burukluğu bir arada hissediyor olsak da bayramın ruhunu yaşamak, birlik, paylaşım ve hoşgörüyle hareket etmek, toplumsal bağları güçlendirmek ve mazlumların yanında olmak, gerçek bayramın anlamını oluşturmaktadır.
Bu vesile tüm Zonguldak halkının ve İslam aleminin Ramazan Bayramını kutluyorum.