Jeoloji Mühendisleri Odası Zonguldak İli Temsilcisi Jeoloji Yüksek Mühendisi Ali Baltaş, Zonguldak’ın dar bir alanda kurulmasından kaynaklananan sorunlara değinerek, “Eğer bugüne kadar uygulanan hatalı politikalarda ısrar edilirse ekonomik ve sosyal bağını koparmak isteyen bugün Ereğli, yarın giderek gelişen Çaycuma ve Devrek’le bu durum devam edecektir” diyerek dikkat çekici değerlendirmede bulundu.
Gazeteci Orhan Akyüz’ün haberine göre, Baltaş, sosyal medya hesabından, “Son Günlerde Aslında Zonguldak’ın Dar Bir Alanda Kurulmasından Kaynaklanan Sorunları Tartışıyoruz” başlıklı paylaşımında,
şu ifadeleri kullandı:
“Bana göre Zonguldak'ta yağışlı sonbaharla birlikte yaşanan heyelanlar ve son günlerde Ereğli’nin il olarak ayrılması tartışmaları birbirlerinden ayrı konular gibi görünse de aslında aynı sorunun değişik mecralara yansımalarıdır. Temel sorun enerjide ağırlığının değişebileceği öngörülemediği için sadece kömür ekonomisini esas alarak şehrin yapılandırılmasıdır. İl merkezinin dar bir alana sıkışması, diğer bir değişle yeterince çeperlerine yayılmaması ve ilçeleriyle organik bağının kopması sorunudur.
‘Zonguldak’ta Dağ Kuşağının…’
Zonguldak’ta, Karadeniz sahiline yakın konumda kurulan diğer şehirler gibi yaklaşık doğu-batı doğrultusunda uzanan dağ kuşağının kuzey yamaçlarında kurulmuştur. Topografik zorlukları nedeniyle ülkemizin batı bölgesinde yıllarca en zor ulaşılan illerden biri olması sadece ilin diğer şehirlerle ulaşımını değil aynı zamanda kendi ilçeleriyle olan ulaşımını da zorlaştırmıştır. İlçeler yüzlerini kömür üretiminin giderek azalmasıyla birlikte çevresindeki yerleşim birimleriyle organik bağı azalan ve kendi sorunlarıyla yeterince yüzleşemeyen Zonguldak’a değil, yakın coğrafyamızda bulunan büyük illere çevirmişlerdir. Bu durum zamanla sosyal, ekonomik, kültürel, idari ve politik bölünmelere yol açmıştır.
‘Bugün Ereğli, Yarın Çaycuma Ve Devrek’le…’
Eğer bugüne kadar uygulanan hatalı politikalarda ısrar edilirse ekonomik ve sosyal bağını koparmak isteyen bugün Ereğli, yarın giderek gelişen Çaycuma ve Devrek’le bu durum devam edecektir.
‘Kozlu Ve Kilimli…’
Kozlu ve Kilimli ile birlikte Zonguldak merkez ilçesinin dar ve engebeli bir arazide sıkışık nizamla yapılaşması sadece çevresindeki yerleşim birimleriyle bağını azaltmamış aynı zamanda yeni arsa üretilememesi nedeniyle zemin yapısı gözetilmeden giderek dikey mimari yapılaşmalara, alt yapı, trafik vb. sorunlara da yol açmış ve açmaktadır. Yeni iş yerlerinin ve fabrikaların açılamamasının bir nedeni de şehrin çok dar bir alana kurulmuş olmasıdır. Yanı sıra yerleşim yerlerinde yeni arsa üretilememesi nedeniyle vadilerin tabanlarına yakın dar ve uzun taşkın alanlarındaki düzlüklerde yapılaşmaya gidilmesifir. Söz konusu alanlarda aşırı yağışlarda dere yataklarının da daraltılmasıyla yaşanan taşkın, sel vb. olaylar hala hafızalarımızdadır.
‘Kozlu Ve Kilimli İle Zonguldak Merkez İlçesinin Zemini…’
Kozlu ve Kilimli ile birlikte Zonguldak merkez ilçesinin zemini kömür üretiminden kaynaklanan bölgesel tasman alanlarından, bol yağışlı iklimi nedeniyle suları bünyesine alarak şişme özelliği gösteren kayaçlardan, yoğun tektonizma geçirmesi nedeniyle engebeli ve kırıklı arazi yapısı ile özellikle sahile yakın kısımlarda üzerine giderek daha yüksek katlı ağır binaların yapıldığı karstik yapısı gelişmiş çok boşluklu kireçtaşlarından oluşmaktadır.
‘İlimizde Yaşanan Heyelanlar…’
Son günlerde ilimizde yaşanan heyelanlar, bu zemin yapısı üzerinde gerek yapılacak yeni binaların ve gerekse eski binaların yıkılarak yenilenmeleri sırasında zeminlerin sadece parsel bazında değil bölgesel ölçekte değerlendirilmeleri gerektiğini göstermektedir. Çünkü, giderek daha dar alanda daha yüksek katlı ve ağır binaların inşası için arazi dengesini bozacak şekilde daha derin ve geniş alanlarda kazıların yapılmakta, bu durum da sadece parsel bazında değil bölgesel ölçekte zemin hareketlerine neden olmaktadır.
‘Yüksek Katlı Binalardan Oluşan Yapılaşmalara Sınır…’
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında çözüm; Kozlu, Merkez ve Kilimli ilçelerindeki yüksek katlı binalardan oluşan yapılaşmalara sınır getirilmesi ve şehri çevredeki yerleşim birimleriyle organik bağını sürdürecek şekilde genişleterek çeperlerinde yeni yerleşim alanlarının oluşturulmasıdır. Bu anlamda ulaşımı kolaylaştıracağından şehrin genişlemesi için Filyos ile Zonguldak arasında yapılan yol çevresinde planlı yapılaşmaya gidilebilir. Burada da sorun Çatalağzı bölgesinde faaliyette olan termik santrallerin çevre üzerinde oluşturabileceği olumsuz etkilerdir.”




