Eskişehir İl Başkanı Av. Talat Yalaz’ın örgüt adına yaptığı açıklamada, 1003 kurultay delegesinin imzasının teslim edildiği duyurularak, partinin seçime girme riskine karşı en geç 25 Temmuz 2026'ya kadar Olağanüstü Kurultay çağrısı yapıldı.
Demokrasiye ve Sandığa Siyasi Müdahale

CHP il başkanları, 21 Mayıs tarihinde yargı kanalıyla verilen ve hukuken sakat olan "mutlak butlan" kararının, Türkiye’nin siyasi tarihine kara bir leke olarak geçtiğini ilan etti. Alınan bu kararın hukuki değil, tamamen siyasi bir talimatın ürünü olduğunu vurgulayan İl Başkanı Talat Yalaz, bu hamlenin doğrudan CHP’nin iktidar yürüyüşünü kesmeyi amaçladığını belirtti. Müdahalenin sadece partiyi değil, tüm yurttaşların seçme ve seçilme hakkını, çok partili demokrasiyi ve anayasal düzeni hedef aldığı açıkça ifade edildi.
Hedef Sandık ve Milli İrade
Açıklamada, iktidarın yargıyı bir silah olarak kullanarak gerçekleştirdiği bu operasyonun arkasındaki asıl niyetler şu şekilde sıralandı:
Hedef doğrudan milletin önüne gelecek olan sandıktır.
Hedef halkın özgür iradesi ve tecelli edecek olan milli iradedir.
Hedef cumhuriyetin ve demokrasinin bugüne kadar elde ettiği tüm kazanımlardır.
1003 Delegeden Sarsılmaz İrade Beyanı
Saray odalarında veya mahkeme koridorlarında değil, Sivas Kongresi’nin bağımsızlık ateşinde kurulan CHP örgütü, karanlık oyunu bozmak için harekete geçti. Olağanüstü Kurultay’ın toplanması amacıyla 81 ilden toplanan noter beyanlı imzalar genel merkeze teslim edildi.
Toplamda 1003 delegenin net bir şekilde kurultay iradesini ortaya koyduğu belirtilirken, bu imzaların sadece örgüt adına değil, bu hukuksuzluğa karşı duran on milyonlarca cumhuriyet sevdalısı yurttaş adına verildiği aktarıldı.
Kurultayın Önünde Hiçbir Hukuki Engel Yok
Kamuoyunda kasıtlı olarak yayılan "tedbir kararı nedeniyle kurultay yapılamaz" iddiaları, Türkiye’nin önde gelen 32 kamu hukuku profesörü ve akademisyeninin hazırladığı bilimsel mütalaa ile çürütüldü. Anayasa Mahkemesi ve yargı kararlarına dayanan bu mütalaaya göre, mevcut tedbir kararı kurultay yapılmasına engel teşkil etmediği gibi, tam aksine partinin geleceği için kurultay toplanmasını ivedi ve zorunlu kılıyor.
25 Temmuz Uyarısı ve Seçim Riski
Yaşanan krizin parti içi bir hesaplaşma olmadığının, doğrudan "Erdoğan ile millet arasında" bir egemenlik mücadelesi olduğunun altı çizildi. CHP’nin geçmişte de kapatılma ve mallarına el konulma gibi anti-demokratik müdahaleleri halktan aldığı güçle püskürttüğü hatırlatıldı. Yapılan en kritik uyarı ise zamanlama konusunda oldu:
Kurultayımızın 25 Temmuz 2026 tarihine kadar toplanmaması durumunda, asırlık çınar olan partinin tarihinde ilk kez seçime girme yeterliliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacağı açıklandı.
Yol Haritası Net: Liderimiz Özel Adayımız İmamoğlu
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözünü kendilerine kılavuz edinen il başkanları, partinin geleceğine dair sarsılmaz kararlılıklarını ve değişmez aktörlerini net bir ilanla dünyaya duyurdu:
"Genel Başkanımız, Kurultayımız tarafından 4 kez seçilen Sayın Özgür Özel’dir. Cumhurbaşkanı Adayımız, 15.5 milyon yurttaşın oyuyla aday olan Sayın Ekrem İmamoğlu’dur. Partimiz, baba ocağımız, Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Pusulamız millettir. Milletin sözü bellidir: Önce Kurultay, sonra iktidar!"


