Batı Karadeniz’de Göç Dengesi Bozuldu!
Batı Karadeniz’de Göç Dengesi Bozuldu!
İçeriği Görüntüle

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayı enflasyonunu aylık yüzde 0,99, yıllık yüzde 32,11 olarak açıkladı. Akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) aynı döneme ilişkin hesaplamasında ise aylık enflasyon yüzde 1,94, yıllık enflasyon yüzde 51,49 olarak gerçekleşti.

İki kurumun açıkladığı enflasyon verileri arasındaki büyük farka dikkat çeken CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, hükümetin milyonlarca memur ve emeklinin maaş artışlarını TÜİK verilerine göre belirlediğini, ancak vatandaşın hayat pahalılığını ENAG’ın ortaya koyduğu tabloyla yaşadığını söyledi.

“Vatandaş TÜİK’e göre maaş alıyor, ENAG’a göre harcama yapıyor”

Memur, sözleşmeli personel ve memur emeklilerinin maaş zamlarının haziran ayı enflasyon verileriyle netleşmesinin ardından değerlendirmelerde bulunan Yavuzyılmaz, TÜİK ile ENAG arasındaki farkın vatandaşın yaşadığı ekonomik gerçekliği ortaya koyduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“TÜİK haziran ayı enflasyonunu aylık yüzde 0,99, yıllık ise yüzde 32,11 olarak açıkladı. Akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) aynı döneme ilişkin hesaplamasında ise aylık enflasyon yüzde 1,94, yıllık enflasyon yüzde 51,49 oldu. Böylece iki kurumun yıllık enflasyon hesaplamaları arasında 19,38 puan, aylık enflasyon hesaplamaları arasında ise 0,95 puanlık fark oluştu. ENAG’ın açıkladığı yıllık enflasyon, TÜİK’in verisinin yaklaşık 1,6 katı seviyesinde gerçekleşirken, aylık enflasyon hesaplaması da TÜİK’in açıkladığı oranın yaklaşık iki katına ulaştı. Hükümet milyonlarca memur ve emeklinin maaşlarına TÜİK verilerine göre zam yapıyor ama vatandaş markette ENAG’ın verilerinin gerçek olduğunu yaşayarak görüyor. Vatandaş TÜİK’e göre maaş alıyor, ENAG’a göre harcama yapıyor.”

“Alım gücü her geçen gün eriyor”

Yavuzyılmaz, resmi verilere göre dahi ücretlerde ciddi bir erime yaşandığını belirterek, vatandaşın alım gücünün hızla düştüğünü ifade etti.

“TÜİK’in makyajlı rakamlarına göre bile yılın başından bu yana en düşük memur maaşından 11 bin TL, en düşük emekli aylığından 3 bin 552 TL, asgari ücretlinin maaşından ise 4 bin 986 TL eridi. Vatandaşın alım gücü her geçen gün yok oluyor. Enflasyonu düşüremeyen, ekonomiyi düzeltemeyen hükümet, krizin faturasını halkın sırtına yüklemeyi tercih ediyor.”

“Memur, emekli ve asgari ücretli hakkını helal etmiyor”

Asgari ücrete ara zam yapılmamasını da eleştiren Yavuzyılmaz, ekonomik yükün vatandaşın omuzlarına yıkıldığını söyledi.

“Asgari ücretliye ara zam yapılmazken, yandaş şirketlerin işlettiği köprülere yılda iki kez zam yapılıyor. TÜİK oyunları ve her gün icat edilen yeni vergilerle vatandaşı bitirdiniz. Milyonlarca memur, emekli ve asgari ücretli iki cihanda AKP hükümetine hakkını helal etmiyor.”

“36 ayın sonunda ortada bir başarı yok”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in enflasyonla mücadele politikalarını da değerlendiren Yavuzyılmaz, uygulanan sıkı para politikasının vatandaşın yaşamını zorlaştırdığını belirterek şunları kaydetti:

“Sayın Mehmet Şimşek, görevi Sayın Nurettin Nebati’den devraldığında yıllık enflasyon yüzde 38,2 seviyesindeydi. Aradan geçen 36 ayın sonunda enflasyon sadece yüzde 32 seviyesine gerilemiş durumda. Ortada övünülecek bir başarı yok. Türkiye yüksek enflasyonda dünyada beşinci, Avrupa’da ise açık ara birinci sırada. Gıda enflasyonunda dünyada dördüncü sıradayız. Bu gidişatla yıl sonunda yüzde 24’lük enflasyon hedefine ulaşılması hayal olmuş durumda. En iyimser tahminde bile yüzde 30 seviyelerinde yapışkan bir enflasyonla yaşamaya devam edeceğiz. Çözüm bu kara düzenin, bu kötü yönetim anlayışının değişmesidir. Ülkemize adalet gelmeden, kara düzen değişmeden ekonomide güzel günleri göremeyeceğiz.”

Whatsapp Image 2026 07 03 At 13.47.28

Muhabir: İ. K.