​Muhalefette siyasi basiretsizlik ve sandalye pazarlıklarında tiyatronun son sahnesine doğru yaklaşıyoruz. Türkiye siyaseti; vizyondan yoksun hamlelerin, kişisel ikbal kaygılarının ve fiyaskoyla sonuçlanmaya mahkûm siyasi mühendisliklerin en sığ örneklerine tanıklık ediyor. Siyaset kurumunu bir pazarlık masasına, Meclis’i ise bu sığ hesapların tiyatrosuna çeviren anlayış, hem halk nezdindeki meşruiyetini yitirmekte hem de kendi kazdığı kuyuya düşmektedir. 91 milletvekili Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ederek yeni kurulan partiye Yeni Parti'ye (Siz bakmayın adının yeni olduğuna içindekilerin hepsi eski) katıldı.

​Ve Fezlekeler Mecliste

​Aralarında yeni partinin genel başkanı Özgür Özel’in de bulunduğu 9 milletvekiline ait dokunulmazlık fezlekeleri, TBMM Başkanlığına sunuldu. Bu tablo, muhalefetin içine düştüğü çaresizliğin somut bir belgesidir. Yıllardır tutarlı bir söylem üretemeyen, hukuk zeminini stratejik bir akılla savunamayan yapılar, bugün kapılarına dayanan dokunulmazlıkların kaldırılması karşısında adeta felç olmuş durumda. Siyaset sorumluluk gerektirir. Ancak dokunulmazlık zırhının arkasına sığınarak siyaset yaptığını sananların, fezlekeler Karma Komisyona sevk edildiğinde düştükleri panik hali, vizyonsuzluklarının açık bir göstergesidir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu fezlekelere "Evet" oyu verecegi aşikar.
91 milletvekilinin bir günde saf değiştirip yeni bir oluşuma geçmesi ve Özgür Özel’in bu yapının başına geçirilmesi, Türkiye’de parti içi demokrasinin ve siyasi ahlakın ne kadar yozlaştığını bir kez daha tescillemiştir. Seçmenin oyunu, iradesini ve güvenini hiçe sayarak rozet değiştirenler, bu hamleleriyle tarihe birer siyasi savrulma örneği olarak geçecektir.

​Özellikle Zonguldak'tan Deniz Yavuzyılmaz ve Eylem Ertuğrul gibi isimlerin bu ilkesiz saf değiştirme kervanına katılması, temsil ettikleri seçmen iradesine yapılmış açık bir saygısızlıktır.

Şahsi ikbal ve koltuk sevdası uğruna atılan bu adımlar, halk nezdinde hiçbir karşılığı olmayan, baştan ölü doğmuş siyasi mühendislik çabalarından ibarettir.

​Koltuk Kavgaları ve Kaçınılmaz Çöküş

​Dokunulmazlıkların kaldırılması durumunda yaşanacaklar şimdiden bellidir: Yıllardır tavanı tutan yapay ittifaklar kâğıttan kaleler gibi yıkılacak, "dava" retoriklerinin yerini kirli koltuk kavgaları alacaktır. Olası bir kriz anında muhalefet blokunun yüzleşeceği kaçınılmaz tablo şunlardan ibarettir:

​Gözdağı ve Panik: Dokunulmazlıkların kalkmasıyla birlikte partiyi yönetme kabiliyetini kaybedecek olanlar, koltuklarını korumak için her türlü ilkesizliğe imza atacaktır.

​Kuyu Kazma Yarışı: İlk fırsatta birbirinin ayağını kaydırmaya çalışan, iktidar mücadelesini hırsa dönüştürmüş aktörlerin iç hesaplaşması ayyuka çıkacaktır.

​U Dönüşler: Yeni kurulan veya geçilen partilerde dikiş tutturamayanlar, yüzleri kızarmadan eski partilerine dönmenin, kapılarda kul köle olmanın yollarını arayacaktır.

​Halkın gerçek sorunlarından kopuk, sadece kendi dokunulmazlığını ve koltuğunu dert edinen bu anlayışın Türk siyasetinde bir geleceği yoktur. İlkeli duruştan uzak, tamamen günü kurtarmaya dönük bu hamleler; muhalefetin kendi eliyle hazırladığı hazin bir çöküşün habercisidir.

CHP Zonguldak'ta Arındı

Dün yazmıstım
CHP Zonguldak İl Başkanı Olcay Can Cumhuriyet Halk Partisi'ni yeniden kısa sürede kuracak ve yoluna devam edecektir.

Özgür Özel tutuklanma ihtimalinde Yeni Parti'den kopuşlar başladığında O curcunayı hep beraber görüp izleyeceğiz Tabii ki


Yolsuzlukları takip ederek ortaya çıkaran Yeni Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yazuvyılmaz, neden Ekrem İmamoğlu'nun yolsuzlukları, rüşvetleri hakkında en ufak bir açıklama yapmıyor
ilginç değil mi sizcede..