Devrek’te imar planı üzerinden yapılan tartışma, kamuoyunu bilgilendirmekten çok siyasi algı oluşturma çabasına dönüşmüş görünüyor.

Çetin Bozkurt’un sosyal medya üzerinden belediyeye soru yöneltmesi ilk bakışta şeffaflık talebi gibi görünse de, aynı plana CHP’li meclis üyelerinin de onay vermiş olması bu çıkışı sonra garipleşmesi normal. Oysa Meclisi kendi özğür iradesi ile karar vermişti Bizzat kendi keyfe keder meclisi kendi belirlemişti bu cıkışı bir soruna çözüm arayışı gibi çıkış mı ?

Eğer gerçekten bilgi isteniyorsa, önce kendi partisinin meclis üyelerine sorulması gerekirdi. Çünkü karar sürecinde onlar da vardı, onlar da oy kullandı. Bu nedenle mesele yalnızca belediyeye yüklenerek anlatılamaz.

Devrek halkı siyasi polemik değil, samimi ve tutarlı bir duruş bekliyor. İmar planı üzerinden eleştiri yapılacaksa, önce kimlerin neye evet dediği açıkça ortaya konmalıdır.

Çetin Bozkurt, kat artışlarının ve ada-parsellerin açıklanmasını istiyor. Elbette imar konusu halka açık olmalıdır. Ancak burada unutulan nokta şudur: Bu karar Belediye Meclisi’nde görüşülmüşse, sadece belediye başkanına yüklenerek siyaset yapılmaz. Mecliste bulunan üyeler de bu sürecin parçasıdır.

Eğer CHP’li meclis üyeleri de toplantıda yer aldıysa, Bozkurt’un önce kendi partisinin temsilcilerinden bilgi alması gerekirdi. Çünkü mesele gerçekten bilgi almaksa adres bellidir; yok eğer amaç kamuoyu önünde siyasi baskı kurmaksa, o zaman bu çıkış samimiyet tartışmasını beraberinde getirir.

NİSPETMİ.....

İmar sürecinde yaşananlar sonrası , Yaşar Y. isimli vatandaşımız, konuya ilişkin süreci zaten kendi açısından anlatmış; meseleyi hukuk yoluyla izah etmeye çalışmış ve mevcut Belediye Başkanı Özcan Ulupınar’a yönelik dostane duygularını da dile getirmiştir.

Ancak daha sonra eski başkanla olan görselini kamuoyuyla paylaşması, ister istemez farklı yorumlara kapı aralamıştır. Bunun adına “nispet” denir mi bilinmez; fakat Devrek’te herkesin bildiği bir gerçek vardır: Özcan Bey bu tür görüntü ve imalı paylaşımlardan hoşlanmaz.

Eğer ortada bir sorun varsa, bunun yolu imalı fotoğraflar ya da siyasi mesaj havası taşıyan paylaşımlar değil; açık, net ve doğrudan ifade etmektir. Kamuoyu da artık kimin kime mesaj verdiğini değil, meselenin aslını öğrenmek istemektedir.....

DOST DEĞİLİZ Kİ

Yıllarca Özcan Ulupınar için olumlu konuşan bazı insanların, kişisel bir işleri görülmeyince bir anda karşı cepheye geçmesini doğru bulmuyorum. Aynı şehirde yaşıyoruz; bugün bir konuda destek alamayan kişinin yarın tüm geçmişi yok sayarak tavır değiştirmesi, bana samimi gelmiyor.istediği olmadıgı için tavır koyanlar. İstediği yapılmadıgı için karşı tarafa gecenler. Menfatine uymadıgı için tavırları değişenler bunları görmüyormuyuz bumu yani her şey.

Benim durduğum yer ise çok net: Ne birinin karşısında kişisel hesapla duruyorum, ne de birinin yanında menfaat hesabıyla yer alıyorum. Biz bildiğimiz doğrular üzerinden yürümeye çalışıyoruz. Çünkü bizim meselemiz şahsi çıkar değil, doğru bildiğimiz çizgidir. Cizğimizde ahlaki değerlerdi bizde bir cizği arıyorsanız ahlakli toplumsal değerler cizğisine bakmalısınız.Bizim cizğimiz budur.

Ayrıca herkesin şunu bilmesini isterim: Benim Özcan Ulupınar’la geçmişe dayalı bir dostluğum, arkadaşlığım, günlük hayatımda bir yakınlığım yoktur. Oturmuşluğumuz, kalkmışlığımız, özel bir muhabbetimiz yoktur. Bu yüzden bazı insanların “taraf” gibi görmesi doğru değildir. Özcan Ulupınar 21 yıldır siyasette olan bir insan benle tanışa lı 1 yıl olmamıştır. Ben hayatım boyunca ne mevkiliğine nede belediye başkanlıgında ne ziyaret ettim nede işim oldu nede tanıştım, Bunu bilmeniz en dogru bakış olacak ben normal şartlarda özcan ulupınarı tanıyanı biri değilim tanışmadım belki gerek duymadım yani kişisel yorum yaparken kendine bakacaksın ilk önce.

Eğer Özcan Ulupınar’la ilgili bir konum, sorunum ya da çözmem gereken bir mesele olursa, bunu da günü geldiğinde açık, doğru ve olması gereken yoldan çözerim. Ama bunu kişisel kırgınlıkla, menfaat hesabıyla ya da birilerinin safında görünerek yapmam.Biz kırk kişiyiz bir birimizi biliriz konuyu çözeriz. Özcan beyle sorun olursa kavga diliyle değil hukuk yoluyla çözeriz. Şunuda kimse unutmasın özcna ulupınara eleştiri yapılacaksa bunun kralinı yaparız buda tarihe not olarak geçsin bizim şükürler olsun korku tabanlı bir duruşumuz yok ama durduk yerede eleştirmek dogru bir değerlendirmede değil her gün boş beleş işleri yazmak dogru değil insanı bezddiyor.

Bizim duruşumuz bellidir: Kişiye göre değil, doğruya göre hareket ederiz.