Bugün, bağımsızlık mücadelemizin zaferle taçlandığı gün olan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı gurur ve coşkuyla idrak ediyoruz.
Milletimiz, yıllar süren işgal ve yokluklara, her türlü zorluğa rağmen istiklal azminden asla vazgeçmemiştir. Düşman ordularının vatan topraklarımızı işgal ettiği, milletimizin geleceğini karartmaya çalıştığı o günlerde; aziz milletimizin sarsılmaz inancı ve kararlı iradesiyle gerçekleşen Büyük Taarruz, bu kahramanlığın en güçlü ifadesi olmuştur.
26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe’den yükselen top sesleriyle başlayan Büyük Taarruz, ordumuzun kahramanca mücadelesiyle dört gün boyunca sürmüş; 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da kazanılan kesin zafer, işgal kuvvetlerine ağır bir darbe indirmiş, milletimizin kaderini değiştirmiş ve bağımsızlık yolunu açmıştır.
Bu zafer, yalnızca bir askerî başarı değil aynı zamanda milletimizin yeniden dirilişi, kendi geleceğini kendi iradesiyle tayin edişi ve Cumhuriyetimize giden yolun anahtarı olmuştur. Aziz milletimiz, bu zaferle hürriyetinden asla vazgeçmeyeceğini, hiçbir boyunduruğu kabul etmeyeceğini bütün dünyaya ilan etmiştir.
30 Ağustos Zaferi, şehitlerimizin fedakârlığı, gazilerimizin cesareti ve milletimizin ortak iradesiyle kazanılmıştır. Cumhuriyetimizin temelleri bu yüksek inanç üzerine inşa edilmiş, bizlere ise gelecek nesillere onurla aktarmamız gereken kutlu bir miras bırakmıştır.
Bu anlamlı günde, Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum. Aziz milletimizin ve kıymetli hemşehrilerimin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyor, devletimizin ilelebet payidar, milletimizin daima bir ve beraber olmasını temenni ediyorum.