Yıllardır Zonguldak'ın kalkınması konuşuldu. Sayısız proje açıklandı, umutlar yeşerdi, zaman zaman da hayal kırıklıkları yaşandı.

Ancak bugün geldiğimiz noktada, Filyos üzerinden ortaya konulan vizyonun artık söylemden çıkıp somut adımlara dönüştüğünü görmek, bu kentin geleceğine inanan herkes için son derece kıymetli.
Geçtiğimiz günlerde düzenlenen "Filyos Limanıyla Lojistikte Yeni Ufuklar Sempozyumu", aslında sıradan bir toplantının çok ötesindeydi. Bu organizasyon, Zonguldak'ın önümüzdeki yıllarda nasıl bir ekonomik dönüşüm yaşayacağının adeta yol haritasını ortaya koydu. Kamu kurumlarının, akademisyenlerin, yatırımcıların ve iş dünyasının aynı masa etrafında buluşması, Filyos'un artık yalnızca bölgesel değil, ulusal ölçekte önemsenen bir yatırım merkezi haline geldiğini açıkça gösterdi.

Bir gazeteci olarak yıllardır Zonguldak'ta yapılan yatırımları takip ediyorum. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; artık sadece limanı konuşmuyoruz. Limanın etrafında şekillenen sanayi bölgelerini, serbest bölgeyi, lojistik merkezleri, demiryolu bağlantılarını, havaalanı projelerini ve uluslararası ticaret koridorlarını konuşuyoruz. Bu da Zonguldak'ın vizyonunun değiştiğinin en güçlü göstergesidir.

Özellikle Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Demir'in ortaya koyduğu yaklaşım dikkat çekiciydi. Filyos'un yalnızca yük indirip bindirilen bir liman olarak değil, çevreci, teknoloji odaklı ve yüksek katma değer üreten bir "Yeşil Liman" anlayışıyla planlanması gerektiğini vurgulaması, geleceği doğru okuyan bir bakış açısını ortaya koyuyor. Dünyanın değiştiği, ticaret kurallarının yeniden yazıldığı bir dönemde Zonguldak'ın da bu değişimin gerisinde kalmaması gerekiyor.
Karadeniz'de keşfedilen doğal gazın Filyos'ta işleniyor olması zaten bölgenin stratejik önemini kat kat artırdı. Şimdi buna lojistik gücü, sanayi yatırımları ve uluslararası ticaret bağlantıları da ekleniyor. Bu tablo, sadece Zonguldak için değil, Bartın ve Karabük'ü de içine alan Batı Karadeniz'in ekonomik kaderini değiştirebilecek büyüklükte bir fırsat sunuyor.

Bir diğer önemli gelişme ise Devrek'te gerçekleştirilen Ticaret ve Sanayi Odaları buluşmasıydı. Zonguldak, Karabük ve Devrek'in ortak hedefler doğrultusunda hareket etme iradesi ortaya koyması, bölgesel kalkınmanın en önemli şartlarından biridir. Günümüzde şehirler artık tek başına değil, bölgeler halinde rekabet ediyor. Bu nedenle kurumların ortak akılla hareket etmesi son derece değerli.

Geçmişte şehirler arasında zaman zaman yaşanan rekabet anlayışının yerini bugün iş birliğine bırakması umut vericidir. Çünkü yatırımcıların aradığı en önemli unsur, güçlü altyapının yanında güçlü koordinasyondur. Batı Karadeniz'in bunu sağlamaya başlaması, yeni yatırımların önünü açacaktır.

Elbette yapılacak daha çok iş var. Demiryolu bağlantılarının güçlendirilmesi, serbest bölgenin tam kapasiteyle faaliyete geçmesi, yeni sanayi yatırımlarının hız kazanması ve limanın uluslararası ticarette daha etkin kullanılabilmesi için çalışmalar devam edecektir. Ancak önemli olan, artık aynı hedefe odaklanan bir iradenin oluşmuş olmasıdır.

Zonguldak yıllarca emeğiyle, kömürüyle ve sanayisiyle Türkiye'nin kalkınmasına omuz verdi. Bugün ise yeni bir hikâye yazılıyor. Bu kez enerjinin, lojistiğin, ihracatın ve yüksek katma değerli üretimin merkezi olma yolunda ilerleyen bir Zonguldak görüyoruz.
Kent olarak bu vizyonun arkasında durmalı, yapılan her doğru yatırımı desteklemeli ve ortak aklın büyümesine katkı sağlamalıyız. Çünkü Filyos'un başarısı yalnızca bir limanın başarısı olmayacak; gençlerin iş bulduğu, sanayinin büyüdüğü, ticaretin geliştiği ve Batı Karadeniz'in hak ettiği ekonomik güce ulaştığı yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır.

Bugün atılan adımlar, yarının güçlü Zonguldak'ını inşa ediyor. Görünen o ki Filyos artık sadece bir proje değil; Zonguldak'ın geleceğe açılan en büyük kapısı olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.