(AMK: ACAYİP MERAK EDİYORUM)
İktidarı da, muhalefeti de ehil olmayanların elinde maskara oldu, yarım ası önceki siyasi terbiyenin yarım asır gerisine düştük. Gözümüzün önünde yaşanan cahilce ve çocukça tartışmalar, hamasetler, basit hırslar, gösteriş budalalığı, krala dalkavukluk mesajları, kısacası yaşananlara bakıyorum da; Mahalle yanıyor yosma aynada saçını tarıyor, dünya ateş çemberinden geçmeye çalışıyor, insanlar sinek gibi öldürülüyor, ekonomik savaşlar dolu dizgin gidiyor, yakın gelecekte dünyanın kabuğu kırılmayacak ama hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, biz oturmuşuz “Kaltal mı, Nejdet mi” leri tartışıyoruz, bu tartışmayı neden ölüm-kalım savaşına çevirdik amk?
Beyler bayanlar kendinize gelin, Zonguldak’ta İl Genel Meclisinin Başkanı kim olursa olsun ne değişecek, elbette yaşananlar çocukça ama her iki taraf da önyargılarına esir olmuş, hakkını aramak ve bu uğurda mücadele etmek bir vatandaşlık görevidir buna sözümüz yok, yok ama bu nasıl bir ortam yaratıldı ki tıpkı 12 eylül öncesinde bizlere derlerdi ki karşı taraf babanızın oğlu bile olsa onunla görüşmeyin, selam dahi vermeyin hatta gerekirse gözünüzü kırpmadan vurun, bu emperyalist tuzağa sağcısı da düştü, solcusu da, kardeş kardeşi vurdu, gereksiz yere bir çok genç insan öldü, kim neden öldüğünü, kim kimi neden öldürdüğünü bilmiyordu, robot gibi isteneni yapan bir toplum yaratılmıştı, “Netekim” sonunda emperyalistlerin oğlanları darbe yaptı güya memleket kurtuldu mu, amk?
Ne kurtulması kendileri çaldı, kendileri oynadı, kendileri bitirdi ve güven oylaması yapılarak bu halkın % 95 güven oyunu alarak yollarına devam ettiler, bizler de koydukları yerde yayılmaya neden devam ettik amk?
Allah kahretsin! Tarih bizler ders alıncaya kadar tekerrür etmeye devam etti, ediyor ve daha edecek mi amk?
Başa dönecek olursak: Bu gün ki yerelde yaşanan hamaset kokan Zonguldak İl Genel Meclis Başkanlığı seçimlerinde yaşananlardan utanıyorum, yaklaşık 50 yıl önceki siyasi terbiye ve donanımdan eser kalmadığı gibi onların da 50 yıl gerisine düştük, beni yöneten siyasi iradenin başındakilerin benden bir fazla olmasını beklerken oturmuş bu hamaset kokan hareketleri yazarak kıymetli zamanımı neden harcıyorum amk?
Her iki tarafa da sesleniyorum: “Lütfen bulunduğunuz yeri dolduramadınız, koltuğun yarısı boş, diğer yarısı da size ait değil düşün yakamızdan, neden düşmüyorsunuz amk?