Tıpta şöyle bir uygulama vardır: hani kalbi duran kişiye elektroşok uygulanarak kalbi çalıştırılmaya ve hasta hayata döndürülmeye çalışılır.
İşte Cumhuriyet Halk Partisi de şu anda Zonguldak'ta adeta kalbi durmuş vaziyetteydi. Nihayet İl Başkanı olarak Olcay Can atandı. Olcay Can, bildiğiniz üzere bir elektrikçi. Benim tabirimle, Zonguldak'ta kalbi duran Cumhuriyet Halk Partisi'ne elektroşok uygulayacak ve partiyi canlandıracak; hem de çok kısa bir sürede... İl, ilçe ve belde teşkilatlarını komple yenileyecek. Zaten ilk açıklamasını da yaptı.
Kendisini kutluyor ve tebrik ediyorum.
Bir insanın hayatta karşısına ne çıkacağı asla belli olmuyor. Olcay Can, yıllarca Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir neferiydi. Tüm seçimlerde ve teşkilat çalışmalarında bizzat görev aldı. Cumhuriyet Halk Partisi'nin her merkez ilçe seçiminde merkez ilçe başkan adaylığını koydu ama bugüne kadar kazanamamıştı. Şimdi ise İl Başkanı olarak atandı. Kendisine başarılar diliyorum, tebrik ederim.
Olcay Can siyaseten çok tecrübeli bir isim; aynı zamanda Zonguldak'ın da sevilen, sayılan ve akil bir esnafı.
Sözlerimi şöyle tamamlayayım o zaman: Olcay Can tarihin doğru tarafında yer aldı ve ödülünü kazandı.
Tabii bundan sonra Olcay Can'ın işi hiç de kolay değil.
Tabii ki Olcay canım bir özelliği de zoru başarmaktır.
XXXXX
SİZ HEPİNİZ ONLAR TEK
Mesele makam, koltuk ve şahsi ikbal olunca nasıl da bir gecede saf değiştiriyorlar! Dün seçim meydanlarında Atatürk ilke ve inkılaplarından, parti sadakatinden, "baba ocağından" dem vuranlar; bugün menfaat rüzgârı nereden eserse oraya savruluyor. Amma velakin, fırtına koptuğunda kimin omurgalı durduğu, kimin ilkeli kaldığı da net bir şekilde ortaya çıkıyor!
Zonguldak'ın Siyasi Haritasını Altüst Eden Toplu İstifalar
31 Mart 2024 yerel seçimlerinde halkın güvenini alarak Zonguldak genelinde 12 belediyeyi kazanan CHP, tam anlamıyla bir "yaprak dökümü" yaşadı. 10 belediye başkanı, seçildikleri partiyi ve kendilerine oy veren vatandaşın iradesini bir kenara itip yeni kurulan partiye geçiverdi.
Peki ne oldu? Zonguldak’ın siyasi haritası bir gecede değişti:
AK PARTİ (11 Belediye): Devrek, Çaydeğirmeni, Kilimli, Kandilli, Gülüç, Ormanlı, Gümeli, Beycuma, Perşembe, Nebioğlu, Karapınar (Zirveye yükseldi)
YENİ PARTİ (10 Belediye): Zonguldak (Merkez), Kozlu, Ereğli, Gökçebey, Bakacakkadı, Saltukova, Gelik, Muslu, Filyos, Karaman
CHP (2 Belediye): Çaycuma, Alaplı
MHP (2 Belediye): Elvanpazarcık, Çatalağzı
Teşkilat Sattı Gitti Ancak Onlar Yine de Geçmedi!
Siyasi sahnede asıl ibretlik tablo Alaplı'da yaşandı. CHP İlçe Teşkilatı yönetimi komple gemiyi terk edip Yeni Parti'ye kaçtı. "Teşkilat gitti, başkan da mecburen arkalarından gelir" dediler. Ama hesap edemedikleri bir şey vardı:
Duruş ve Adamlık!
Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin ve Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, rüzgâra teslim olmadı. "Atatürk'ün partisini, baba ocağını kişisel hesaplara kurban etmeyiz" dediler ve dimdik durdular.
Şimdi soruyorum size: Seçim meydanlarında "Atatürkçüyüm" diye bağıran ama ilk fırsatta Ekrem İmamoğlu'na, Özgür Özel'e ve yeni partilere yelken açanlar mı gerçek Atatürkçü, yoksa her türlü baskıya rağmen partisini terk etmeyen Nuri Tekin ile Bülent Kantarcı mı?
Helal olsun onlara! Teşkilatları sattı geçti, kendileri çizgisini bozmadı. Gerçek
Atatürkçülüğün lafla değil, zor günde duruş sergilemekle olduğunu cümle aleme ispatladılar!
Yarın Dımdızlak Kalınca Ne Yapacaksınız?
Buradan açıkça ve net bir şekilde Nuri Tekin ve Bülent Kantarcı'ya sesleniyorum: Sakın ha! Duruşunuzu bozmayın, istifa edip o yeni partilere asla geçmeyin!
Bugün kaçanlar sanıyor ki yeni limanlarda işler hep tıkırında gidecek. Oysa siyaset konjonktür işidir.
Yarın Meclis’e fezlekeler gelip Özgür Özel hakkındaki süreçler tamamlandığında, genel siyasette kartlar yeniden dağıtıldığında göreceğim ben o kaçanları!
Geçtiğimiz günlerde de yazmıştım; yarın rüzgâr tersine döndüğünde hepsi dımdızlak kalacak! Tıpış tıpış baba ocaklarına geri dönmek için kapıda sıra olmaya kalkacaklar. İşte o zaman yüzlerine kim bakacak, ben de merakla bekliyorum!
Tarih Sadece Duruş Sahibi Olanları Yazar
Makammış, koltukmuş, geçici güçmüş... Hepsi gelir geçer. Halk kimin nerede durduğunu, zor zamanda kimin kaçtığını, kimin kayaya çarpar gibi dimdik ayakta kaldığını çok iyi görür. Zonguldak halkı gün gelir hesabını sorar; satanları da unutmaz, baba ocağına sahip çıkan yiğitleri de!