Siyasette "yeni" tabelası asmakla yenilik gerçekleşmez. Ortaya konan program, radikal bir değişim vaadinden ziyade mevcut düzenin üzerini örten bir makyajdan ibaret.
Piyasa Merkezli Ekonomi: Sol İlkeler Nereye Buharlaştı?
Yeni Parti’nin açıklanan programı, devrimci bir iktisadi dönüşüm bekleyenleri açıkça hüsrana uğrattı. Metnin tamamına sinmiş olan piyasacı yaklaşım, mevcut ekonomik krizin kaynağı olan sistemle hesaplaşmaktan fersah fersah uzak.
Kamulaştırma Yok.
Emperyalist Sömürüye Karşı Duruş Yok.
Stratejik sektörlerin devlet eliyle güçlendirilmesi tamamen saf dışı bırakılmış.
Sol siyasetin tarihsel kazanımları ve temel ilkelere dayanan kamucu duruşu yüzeysel geçiştirilmiş, adeta tasfiye edilmiştir. Bu tablo, partinin ekonomik vizyonsuzluğunu ve mevcut kapitalist ezbere teslim olduğunu açıkça belgelemektedir.
Dış Politikada İki Yüzlülük: Hem NATO Hem Bağımsızlık Olmaz
Dış politika başlığında sergilenen omurgasız tutum, partinin en kırılgan noktasını oluşturuyor. Bir yandan "Yurtta barış, dünyada barış" ilkesi sloganlaştırılırken, diğer yandan NATO ile ilişkileri derinleştirme sözü vermek tam bir siyasi akıl tutulmasıdır.
Doğu Akdeniz'deki haklarımızı simgeleyen Mavi Vatan, emperyalist işgallere karşı duruş, Filistin ve Doğu Türkistan gibi ezilen halkların davası metinde adeta gürültüye kurban edilmiş. Türkiye’nin milli çıkarlarını merkeze almayan, Batı eksenli güvenlik konseptlerine biat eden bir çizgiyle "tam bağımsızlık" iddiasında bulunmak halkın aklıyla alay etmektir.
Cumhuriyet'in Temel Değerlerine Açık Sinsilik
Programın en tehlikeli ve kabullenilemez yanı, Cumhuriyet’in niteliklerine karşı takındığı muğlak tavırdır. Laiklik ilkesine marjinal bir detay muamelesi yapılması, ulusal egemenlik ve üniter yapı vurgularının törpülenmesi tesadüf değildir.
Siyasette en güçlü mesajlar söylenmeyenlerde gizlidir. Laikliği, tam bağımsızlığı ve anti-emperyalist Cumhuriyet felsefesini metnin kıyısına iten bir hareket, kurucu iradeyle bağını koparmış demektir.
Yerel yönetimler ve İstanbul Sözleşmesi gibi tartışmalı başlıklardaki muğlak ifadeler, ülkenin üniter yapısını ve milli birliğini riske atacak esneklikler içermektedir. İlkesiz bir oy kaygısıyla atılan bu geri adımlar, güven sorununu derinleştirmektedir.
Eski Tartışmaların Yeni Ambalajı
Türkiye seçmeni içi boşaltılmış "yeni" sloganlarından bıkmıştır. Hakiki yenilik; süslü sözlerle değil, net ilkelerle, anti-emperyalist tutumla ve cumhuriyetçi kararlılıkla inşa edilir.
Milli meselelerde tavırsız kalan, ekonomide piyasaya teslim olan ve ilkelerinden taviz veren Yeni Parti; eski düzenin yeni bir sürümünden başka bir şey değildir.
Bu programsızlık ve ilkesizlik, partiyi daha doğmadan siyasi bir illüzyona dönüştürmüştür.