Her kaybolanın bir izi vardır.Vicdanını kaybeden ise ardında yalnızca derin bir sessizlik bırakır.
Bazı geceler vardır, karanlık gökyüzünden değil, insanın içinden yükselir.Sokak lambaları yanar, şehir yorgun bir uykuya teslim olur. Saatler usulca akıp gider.Fakat insanın içinde susmayı bilmeyen bir ses dolaşır. Bastırıldıkça büyür, unutuldukça çoğalır.Çünkü vicdan,kapısı kilitlenebilen bir oda değildir; nereye gidersen peşinden gelen görünmez bir yol arkadaşıdır.
Hayatın en ağır yükü yoksulluk değildir.En ağır yük, aynanın karşısına geçtiğinde gözlerini kendi gözlerinden kaçırmaktır.İnsan bazen herkesi aldatabilir,dostunu, düşmanını,hatta en yakınındakini...
Ama gecenin en sessiz vaktinde, başını yastığa koyduğunda karşısına çıkan o tek kişiyi asla kandıramaz: Kendisini...
Menfaat uğruna eğilenler,gün gelir bunu hayat tecrübesi diye anlatır.Dün inkâr ettiklerini bugün dost,bugün alkışladıklarını yarın düşman ilan ederler.Yüzler değişir,sözler değişir,saflar değişir.
Değişmeyen tek şey hakikatin sabrıdır.Çünkü gerçek acele etmez,vakti gelince sessizce kapıyı çalar.
Karakter, kalabalığın alkışıyla büyüyen bir gölge değildir. İnsan en çok yalnız kaldığında kim olduğunu öğrenir. Kimsenin görmediği yerde de doğru kalabiliyorsan,işte o zaman kendine ihanet etmemişsindir.
İnsan bazen makamını kaybeder.Bazen dostunu,bazen yıllarını...
Bunların çoğu yeniden kazanılabilir.
Ama vicdanını kaybeden, kazandığı her şeyin içinde biraz daha eksilir.Çünkü kaybolan yalnızca bir duygu değildir, insanın kendisine açılan son kapıdır.
Kimi güçlü görünmek için sesini yükseltir. Kimi ise susarak dimdik ayakta kalır. Her sessizlik korku değildir.Bazen en büyük itiraz,tek kelime etmeden arkanı dönüp yürümektir.
Yıllar bana tek bir hakikat öğretti: Onur, cebinde taşıdığın bir servet değil,yüreğinde emanet ettiğin bir değerdir.Koruması zordur,bedeli ağırdır.Fakat kaybedildiğinde dünyadaki hiçbir zenginlik onun yerini dolduramaz.
Belki de bu yüzden bazı yollar yalnız yürünür.O yalnızlık can yakar,ama insanı kendisinden koparmaz. Kalabalıkların alkışı diner,çıkar ortaklıkları dağılır, maskeler bir gün mutlaka düşer.
Geriye ne unvan kalır ne de gösterişli sözler...
Yalnızca ardında bıraktığın iz kalır.
Sonunda zaman, herkesi aynı sorunun karşısına çıkarır:
Hayatın boyunca ne kazandın?
Benim cevabım ne makam olacak ne alkış...
Vicdanımı kaybetmedim.
Belki de insanın ömrüne sığdırabileceği en büyük zafer,işte yalnızca budur.
Murat İLERİ