Dolandırıcılık artık münferit bir mesele olmaktan çıktı, adeta alıp başını gitti.
Her gün yeni bir yöntem, yeni bir mağdur, yeni bir umut tacirliği… En acı olanı ise, insanların hâlâ aynı tuzaklara düşmesi.
Bugün dolandırıcılar, kendilerine güvenilir bir kılıf bulmakta hiç zorlanmıyor. Kamuoyunda tanınmış, sözü geçen siyasetçilerin isimlerini kullanıyor; “resmî kurum”, “iş vaadi”, “evrak işi” gibi kelimelerle insanları kandırıyorlar. Olan da her zamanki gibi vatandaşa oluyor.
İsimler Kullanılıyor, Umutlar Sömürülüyor
Bu tür olayları yıllardır duyuyoruz. Ancak son yaşanan olay, meselenin ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Milliyetçi Hareket Partisi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Murat Kotra’nın adı kullanılarak, Türkiye Taşkömürü Kurumu’na işçi alımı vaadiyle bazı vatandaşların arandığı ortaya çıktı.
Dolandırıcılar, Kotra’nın ismini kullanarak insanlardan evrak talep etti, “haber bekleyin” diyerek umut sattı. Ama gerçek çok geçmeden ortaya çıktı.
Murat Kotra’dan Net Ve Sert Açıklama
Yaşananlar kulağına ulaşır ulaşmaz Murat Kotra, kamuoyuna açık ve net bir açıklama yaptı. Hakkındaki tüm iddiaları kesin bir dille yalanlayan Kotra, bu girişimlerin düpedüz dolandırıcılık olduğunu vurguladı.
Açıklamasında, adını kullanarak yapılan bu girişimlerle hiçbir ilgisinin olmadığını belirten Kotra, elinde WhatsApp yazışmaları, telefon numaraları ve tüm delillerin bulunduğunu ifade etti. Pazartesi günü itibarıyla savcılığa suç duyurusunda bulunacağını, maddi ve manevi tüm yasal haklarını sonuna kadar kullanacağını da açıkça ilan etti.
“Bu ahlaksızlığa sessiz kalmam” diyen Kotra, vatandaşları da uyardı.
Vatandaşlara Açık Uyarı
Murat Kotra’nın çağrısı netti:
Adı kullanılarak yapılan hiçbir aramaya, mesaja, vaade ve talebe kesinlikle itibar edilmemeli.
Bu noktada mesele sadece bir siyasetçinin isminin kullanılması değil. Asıl mesele, vatandaşların hâlâ bu tür dolandırıcılara inanıyor olması.
Asıl Sorun Burada Başlıyor
Açık konuşalım… Murat Kotra gibi bugüne kadar hakkında tek bir şaibesi olmayan, haram parayla adı anılmamış bir siyasetçinin böyle işlere girmeyeceğini herkesin bilmesi gerekir. Buna rağmen insanlar hâlâ “bir umut” diyerek dolandırıcıların ağına düşüyor.
İşte bu yüzden insan bazen dolandıranlara değil, dolandırılanlara kızıyor. Çünkü artık bu oyunlar yeni değil. Bile bile kanmamak gerekiyor.
Devir Kötü, Dikkat Şart
Devir kötü. Herkesin herkesle yarıştığı, kolay yoldan para kazanmanın normalleştirilmeye çalışıldığı bir dönemden geçiyoruz. Dolandırıcılar her yerde. Telefonla, mesajla, sosyal medyayla kapıyı çalıyorlar.
Ama unutulmamalı:
Devlet kurumlarında iş, mesajla, WhatsApp’tan evrak isteyerek olmaz.
Kimsenin ismini kullanarak umut satmasına izin verilmemeli.
Velhasıl: Vatandaşlar dolandırıcılara uyanmasın.
Kimse kolay kazanç vaadine inanmasın.
Bir isim, bir makam, bir unvan duyunca akıl devre dışı bırakılmasın.
Dolandırıcılık sadece dolandıranın suçu değildir; göz göre göre inanmanın da ağır bir bedeli vardır. Bundan sonrası için tek çare var: Daha dikkatli olmak.