Bazı kırgınlıklar yüksek sesle gelmez.Kapıyı çalmaz,hesap sormaz.Sessizce insanın içine yerleşir; en çok da geceleri konuşur.
İnsan,kendisini inciten sözü değil, o sözün ardına gizlenen niyeti hatırlar.Çünkü kelimeler unutulur, niyet ise hafızanın en derin yerine kazınır.
Hayat bana şunu öğretti:Hata,insan olmanın gölgesidir. Kusursuzluk yalnızca masallarda yaşar.
Asıl mesele, düşmek değildir; düşerken vicdanını da yanında taşıyabilmektir. Samimiyet, kusurları bile güzelleştiren tek aynadır.Niyet kirlenince,en güzel cümleler bile pas tutmuş bir anahtar gibi hiçbir kapıyı açamaz.
İnsan bazen affeder.Öfkesini toprağa gömer, gözyaşını içine akıtır, yoluna devam eder.Fakat küçümsenmeyi unutamaz.Aklıyla alay edilmesini, duygularının değersiz sayılmasını, güveninin basit bir oyun gibi harcanmasını kalbi yıllarca taşır. Çünkü incinen gurur değil,insanın kendine olan inancıdır.
Güven görünmez bir köprüdür. Günlerce,aylarca, bazen yıllarca taş üstüne taş koyarak inşa edilir.Bir tek yalan yeter,köprü sessizce çöker. Ardından özürler gelir, pişmanlıklar dizilir, mazeretler çoğalır.Yıkılan köprünün altında kalan ise yalnızca hatıralar değildir; geleceğe duyulan cesaret de orada kalır.
Kalbin en ağır yükü,sevdiği insanın yabancıya dönüşmesidir. Aynı yüze bakıp eski sıcaklığı bulamamaktır.Aynı sesi duyup içinin ürpermemesidir. İşte gerçek ayrılık, iki insanın farklı şehirlere gitmesi değil,aynı cümlede buluşamaz hâle gelmesidir.
İnsan ruhu, kendisini kandırandan çok, kendisini kandırılmış hissettiren acıyla savaşır. Bu yüzden bazı vedalar sessizdir.Ne kapılar çarpılır ne de büyük sözler söylenir. Yalnızca kalbin içinde bir mevsim değişir. Bahar gider, sonbahar kalır.
Sevgi,güvenin gölgesinde büyür. O gölge kaybolduğunda, en parlak güneş bile içimizi ısıtamaz. Bir çiçeğin yalnızca yapraklarını sulayarak onu yaşatamazsınız. Kökü kuruyan hiçbir sevda,güzel sözlerle yeniden filiz vermez.
Belki de insanın en büyük olgunluğu, herkesi yanında tutmak değil, gönlünde yeri kalmayanı sessizce uğurlayabilmektir. Çünkü bazı insanlar hayatımıza misafir olarak gelir, bazıları ise bize kendi değerimizi öğretmek için...
Unutulmaması gereken tek gerçek şudur:Güvenine sahip çıkmayan, sevgine de sahip çıkamaz.Kalbine emanet olmayı bilmeyen birine ömrünü emanet etmek,en derin yalnızlığa kendi ellerinle yürümektir.
Bazen en doğru veda,hiçbir şey söylemeden yalnızca susmaktır. Çünkü bazı sessizlikler,bin cümleden daha ağırdır.
Murat İLERİ