Bazı belediye başkanları hâlâ eski alışkanlıklarla hareket ediyor.

Belediye Başkanlarına Açık Uyarı: O Koltuk Kimseye Dokunulmazlık Vermiyor!
Makama oturduktan sonra yetkinin sınırsız olduğunu, attıkları her imzanın sorgulanmayacağını, verdikleri her kararın doğru kabul edileceğini sanıyorlar. Ancak artık devir değişti.
Bugün vatandaş daha bilinçli, yargı daha dikkatli, denetim mekanizmaları ise geçmişe göre çok daha etkin çalışıyor. Bir belediye başkanının "Ben yaptım oldu" anlayışıyla hareket etmesi artık eskisi kadar kolay değil. Danıştay kararları da bunu açıkça ortaya koyuyor. Takdir yetkisi adı altında alınan kararlar, eğer kamu yararından uzaklaşıyor, vatandaşı mağdur ediyor veya kişisel ve siyasi hesaplarla şekilleniyorsa, bunun bedeli sadece bir mahkeme kararıyla sınırlı kalmıyor. İptal edilen işlemlerin yanında tazminat davaları, soruşturmalar ve hatta hapis cezaları gündeme gelebiliyor. Kimse yanlış anlamasın. Seçilmiş olmak, hukuk kurallarının üstüne çıkmak anlamına gelmez.

Belediye başkanı olmak, kişiye ayrıcalık değil sorumluluk yükler. O makam millete hizmet makamıdır; keyfi karar verme makamı değildir.

Kanunlar çok açık. Kamu gücünü kullanan herkes yaptığı işlemin hesabını vermek zorundadır. "Bilmiyordum", "haberim yoktu" ya da "iyi niyetle yaptım" gibi savunmalar çoğu zaman hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Özellikle bugün birçok belediye başkanı için en büyük tehlike, çevresindeki insanların alkışlarına fazla kulak verip hukukun sesini duymamaktır. Çünkü alkışlayanlar yarın ortadan kaybolabilir ama atılan imzalar dosyalarda kalır.

Bu yazı herhangi bir belediye başkanını hedef almak için kaleme alınmış değildir. Ancak görev yapan tüm belediye başkanlarına bir hatırlatma niteliği taşımaktadır.

Çünkü artık eski devir değil.
Belediyeler kimsenin şahsi işletmesi değildir.
O makamlar babadan kalma mülk değildir.
Bu ülkede hukuk var, adalet var ve vatandaşın hakkını koruyan mahkemeler var
Görevini kanuna uygun yapanın korkacak hiçbir şeyi yoktur. Ancak yetkisini hukukun dışına taşıyanların da yarın karşılarına çıkabilecek sonuçları şimdiden düşünmelerinde fayda vardır.

Kısacası; makamlar geçicidir, hukuk kalıcıdır.

Herkes ayağını denk alsın.

Jandarma Teşkilatımız 187 Yaşında

Devletimizin bekası, milletimizin huzur ve güvenliği için gece gündüz demeden, dağda, bayırda, sınırda, köyde ve şehirde büyük bir özveriyle görev yapan jandarma Teşkilatımızın 187. kuruluş yıl dönümünü kutluyorum.
Kurulduğu günden bu yana; milletine sadakatle bağlı, vatanına gönülden sevdalı kahraman jandarmamız; terörle mücadeleden asayişin sağlanmasına, organize suçlarla mücadeleden doğal afetlerde vatandaşımızın yardımına koşmaya kadar her alanda canı pahasına görev yapmaktadır. Aziz milletimizin gurur kaynağı olan Jandarma Teşkilatımızın tüm mensuplarını yürekten selamlıyor, görevleri başında şehit düşen kahramanlarımızı rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.
Jandarmamızla beraberiz, yanındayız. Allah yar ve yardımcıları olsun.
Nice şanlı yıllara…"