İnsan bazen kimseye görünmeden eksilir.Yüzünde bir gülümseme taşır, içinde kimsenin bilmediği bir vedayı büyütür.
Gece olur, herkes uykunun kıyısına çekilir;o,kendi zihninin karanlık sokaklarında geçmişiyle karşılaşır.
Söyleyemedikleri suskunluğuna, unutamadıkları yorgunluğuna karışır.
Hayat ise durup onu beklemez. Sabah yine doğar, şehir yine uyanır. Dünya,bir insanın içinde kopan kıyametten habersiz,kendi yolunda yürür gider.
Belki de büyümek, tam burada başlar: Her yaranın bir şahidi olmayacağını,her acının kelimelere sığmayacağını anlamakta…
İnsan ruhu, yaşadıklarından ibaret değildir, onlara verdiği anlamlarla da şekillenir.
Bazen bir kayıp, içimizde yıllardır kapalı duran bir kapıyı açar.
Bazen bir yalnızlık, kendimize ne kadar uzak düştüğümüzü gösterir.
Bazen en büyük değişim,kimsenin fark etmediği bir gecede,insanın artık kendine acımasız davranmamaya karar vermesiyle başlar.
Çünkü her şeyi değiştiremeyiz. Gidenleri geri çağıramaz, geçmişin saatini geriye alamayız. Ama yaşadıklarımızın içimizde sonsuza dek hüküm sürmesine de mecbur değiliz.
İnsan,kaderinin bütün yollarını seçemez belki; fakat hangi karanlıkta kendine bir ışık yakacağını öğrenebilir.
Öyleyse yorulduğunda dur, kırıldığında kendini dinle.Gözyaşlarını zayıflık,sessizliğini yenilgi sanma.
Bazı çiçekler en sert kışın ardından açar,insan da bazen kendini en çok dağıldığı yerde tanır.
Günün birinde geriye dönüp baktığında,seni hayata küstüren günleri değil, bütün kırgınlıklarına rağmen içinde koruyabildiğin o küçük umudu hatırlarsın.
Sonunda anlarsın…
Bazen yeniden doğmak için başka bir hayata değil, kendine başka bir gözle bakmaya ihtiyaç vardır.
Murat İLERİ