Bir telefon görüşmesi,bir siyasi tartışmanın seyrini değiştirebilir.
Yeter ki dinlemeyi, anlamayı ve meseleye büyük pencereden bakmayı bilelim.
Son günlerde Zonguldak siyasetinin gündeminde Karadeniz Ereğli’nin il olması meselesi var.
MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin gündeme taşıdığı “100 İl,1000 İlçe” projesi, Zonguldak’ta farklı tartışmaları beraberinde getirdi.
Ereğli il olacak mı, Alaplı hangi idari yapının içerisinde kalacak,Zonguldak ekonomik ve siyasi anlamda nasıl etkilenecek?
Sorular çoğaldı, yorumlar yapıldı, sosyal medyada iddialar dolaşıma girdi.
Tartışmaların merkezine ise MHP MYK Üyesi Sayın Murat KOTRA yerleştirildi.
Gazeteci Hüseyin Orhan’ın gündeme taşıdığı iddialar üzerine bugün Sayın Murat Kotra ile telefon görüşmesi gerçekleştirdim.
Kendisinin açıklaması oldukça netti.
Zonguldak geneli ile ilgili tüm ilçeleri, beldeleri hakkında ekonomisi ve bir şehri ilgilendiren her konu ile alakalı zaten her altı ayda bir kapsamlı raporlar hep verdim vermeye devam edeceğim MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye özel bir dosya sunmadığını ifade etti.
Ancak Sayın Bahçeli’nin bu konuda bir karar vermesi hâlinde, parti kültürü ve siyasi anlayışı gereği liderinin kararını asla sorgulayamayacağını da açıkça belirtti.
Bence burada üzerinde durulması gereken önemli bir siyasi yaklaşım var.
Siyasette herkesin kendi düşüncesi, kendi değerlendirmesi ve kendi siyasi sorumluluğu vardır. Parti disiplini, liderlik anlayışı ve teşkilat kültürü de siyasetin gerçeklerinden biridir.
Sayın Murat KOTRA’yı,ortaya atılan iddialar üzerinden hedef göstermek yerine, kendisiyle yaptığım görüşmenin ardından hakkındaki değerlendirmelerin yeniden ele alınması gerektiğini düşünüyorum.
Benim için önemli olan,bir insan hakkında hüküm vermeden önce kendisini dinlemektir.
Liderlik ve Siyasi İrade Meselesi...
Şimdi meseleyi biraz daha geniş bir pencereden değerlendirelim.
Ben Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a gönül vermiş, siyasi mücadelesini destekleyen bir insanım.
Yarın Sayın Erdoğan,Karadeniz Ereğli’nin il olması yönünde bir karar alsa,kendi siyasi anlayışım içerisinde bu kararı sorgulamak benim haddime düşer mi?
Elbette düşüncelerimi ifade ederim,farklı değerlendirmeler yaparım.Ancak liderlik ve siyasi irade kavramlarının da bir karşılığı olduğunu bilirim.
Dolayısıyla Sayın Murat KOTRA’nın kendi siyasi liderine yönelik yaklaşımını anlamak gerekir.
Burada şahsına yönelik bir linç kampanyası yürütmek yerine, Zonguldak’ın geleceğini konuşmamız çok daha doğru olacaktır.
Zonguldak’ın asıl meselesi Ereğli mi?
Karadeniz Ereğli, Zonguldak’ın en önemli ekonomik değerlerinden biridir.
ERDEMİR gibi dev bir sanayi kuruluşuna, limanlara,üretim tesislerine ve önemli bir ticaret potansiyeline sahiptir.
Ereğli’nin gelişmesini istemek başka, Zonguldak’ın küçülmesini istemek başkadır.
Bir ilçenin il olması talebi,o ilçede yaşayan insanların demokratik ve idari beklentisidir.
Bu beklentiyi düşmanlık konusu hâline getirmek yerine,bütün bölgenin geleceğini düşünmek zorundayız.
Fakat asıl sorumuz şu olmalı:
Zonguldak’ı nasıl büyüteceğiz?
Filyos Limanı'nı nasıl uluslararası ticaretin güçlü merkezlerinden biri hâline getireceğiz?
Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun üretim kapasitesini nasıl artıracağız?
Bölgedeki seracılığı nasıl geliştirecek, tarımsal üretimimizi dünya pazarlarına nasıl taşıyacağız?
Zonguldak'ın gençleri neden başka şehirlere göç etmek zorunda kalıyor?
İşsizliği nasıl azaltacağız,yeni yatırımları nasıl getireceğiz?
Kömürümüzü, limanlarımızı, sanayimizi, tarımımızı ve insan kaynağımızı nasıl aynı kalkınma hedefinde buluşturacağız?
İşte bunlar konuşulması gereken meselelerdir.
Bir şehrin kaderi yalnızca sınırlarıyla belirlenmez
Şehir insanıyla, emeğiyle, kültürüyle, hafızasıyla ve ortak geleceğe duyduğu inançla vardır.
Zonguldak, madencinin alın teriyle büyümüş bir emek kentidir.
Yer altında karanlığa inen insanların yeryüzüne taşıdığı kömür,bu şehrin ekonomik olduğu kadar toplumsal hafızasını da oluşturmuştur.
Bu nedenle Zonguldak'ın geleceğini konuşurken yalnızca il ve ilçe tartışmalarına sıkışamayız.
Sayın Murat KOTRA’ya bir parantez...
Bugün yaptığım telefon görüşmesinden sonra Sayın Murat KOTRA’nın hakkında şunu söylemek isterim:
Kendisiyle ilgili iddiaların peşin hükümle değerlendirilmesini doğru bulmuyorum.
MHP MYK Üyesi olarak Zonguldak'ı ve bölgeyi temsil eden siyasi isimlerden biridir. Siyasetin içerisinde farklı görüşler,farklı değerlendirmeler ve farklı sorumluluklar olabilir.
Ancak insanları dinlemeden suçlamak,siyasi rekabeti kişisel hedef göstermeye dönüştürmek doğru değildir.
Sayın KOTRA’nın açıklamasını, kendisini dinleme fırsatı bulduğum için kamuoyuyla paylaşmayı bir gazetecilik sorumluluğu olarak görüyorum.
Kendisini bu açıklık ve nezaketinden dolayı takdir ediyorum.
Zonguldak'ın siyasi temsilcilerinden beklentimiz de budur:Birbirini hedef almak değil, şehrin geleceği için aynı masada oturabilmek.
Son söz...
Zonguldak'ı küçülten şey, yalnızca bir ilçenin il olması değildir. Zonguldak'ı küçülten asıl tehlike,üretimin azalması,gençlerin göç etmesi, yatırımların başka şehirlere gitmesi ve ortak gelecek heyecanımızın kaybolmasıdır.
Ereğli'nin gelişmesi Zonguldak'ın kaybı olmak zorunda değil.
Filyos'un büyümesi, Çaycuma'nın kalkınması, Devrek'in üretmesi, Gökçebey'in gelişmesi, Alaplı'nın güçlenmesi ve Zonguldak merkezinin hak ettiği yatırımları alması aynı büyük hedefin parçalarıdır.
Bizim ihtiyacımız kavga değil,ortak akıldır.
Bizim ihtiyacımız siyasi hesaplaşma değil,ekonomik kalkınmadır.
Zonguldak'ın sınırlarını tartışırken ufkumuzu daraltmayalım. Haritadaki çizgilerden önce, bu şehrin geleceğini büyütelim.
Çünkü mesele kimin hangi ilçeyi yöneteceği değil, yarın Zonguldak'ta yaşayan çocukların nasıl bir geleceğe uyanacağıdır.
Benim derdim de tam olarak budur.
Büyük Zonguldak, güçlü Zonguldak, üreten Zonguldak!