"Yük Olmam, Yük Alırım” söylemiyle Hamdi Uçar her şeyi açık açık ifade etti aslında ..
Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti’nin (ZGC) Editör Masası’na konuk olan AK Parti Zonguldak eski Milletvekili Hamdi Uçar, kentin sorunlarından belediyeciliğe, teşkilat yapısından ekonomiye kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.
Ancak programın bütün ayrıntıları bir yana, bana göre en dikkat çekici bölüm siyasete dönüş ihtimaliyle ilgili söyledikleriydi.
Uçar doğrudan “Milletvekili adayıyım” demedi.
“Şu göreve talibim” de demedi.
Ama siyasette bazen cümlelerin kendisinden çok, o cümlelerin arkasındaki mesaj önemlidir.
Ve Uçar’ın mesajı oldukça açıktı:
“Yük olmam, yük alırım.”

24 Yıllık Siyasi Tecrübeyi Hatırlattı

Hamdi Uçar, siyasette geçirdiği yılları anlatırken merkez ilçe başkanlığından il başkanlığına, oradan milletvekilliğine uzanan bir siyasi geçmişe sahip olduğunu vurguladı.
Bu sözlerin içinde aslında önemli bir vurgu vardı.
Uçar, kendisini artık siyasete yeni giren bir isimle aynı kefeye koymuyor.
Tam tersine, yılların siyasi deneyiminin kendisine bir sorumluluk yüklediğini düşünüyor.
“Ben yük olmam, yük alırım” demesi de tam olarak buraya oturuyor.
Yani Uçar’ın verdiği mesaj şu:
“Bugüne kadar edindiğim tecrübeyi kenara koyup siyasetten çekilmek yerine, ihtiyaç varsa yeniden sorumluluk üstlenebilirim.”
Bu, siyasete dönüş kapısını tamamen kapatmayan bir açıklama.
Hatta kapının açık olduğunu gösteren bir açıklama.

Görev Alabilirim Mesajı

Uçar’ın açıklamalarında milletvekilliği ya da başka bir siyasi görev için doğrudan adaylık ilanı bulunmuyor.
Fakat yeniden görev üstlenme ihtimaline açık olduğunu kendisi de saklamıyor.
İşte burada siyasetin o meşhur dili devreye giriyor.
Bir siyasetçi “Ben görev istemiyorum” diyorsa başka…
“Görev verilirse sorumluluktan kaçmam” diyorsa başka…
Uçar’ın çizdiği tablo ikinci seçeneğe daha yakın.
Üstelik bunu yalnızca makam üzerinden değil, sorumluluk üzerinden anlatıyor.
“Koltuğa güç veren siyasetçi” vurgusu da bunun devamı.
Burada açık bir makam talebinden ziyade, “Benim için önemli olan koltuk değil, o koltuğun hakkını vermektir” mesajı öne çıkıyor.
Ama siyaset dünyasında bu tür açıklamaların başka bir anlamı daha vardır:
Görev için kapıyı tamamen kapatmadım.

Mustafa Çağlayan'a Övgü Tırnaklarıyla Kazıyarak Bugünlere Geldi

Uçar’ın açıklamalarında dikkat çeken bir başka nokta ise AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan hakkındaki sözleriydi.
Çağlayan’ı uzun yıllardır tanıdığını anlatan Uçar, gençlik kollarından belediye meclis üyeliğine, merkez ilçe başkanlığından il başkanlığına uzanan siyasi sürecine dikkat çekti.
Ve oldukça net bir ifade kullandı:
“Tırnaklarıyla kazıyarak buraya geldi.”
Bu cümle, Uçar’ın mevcut il başkanına yönelik siyasi desteğinin önemli bir göstergesi olarak okunabilir.
Çünkü Uçar, Çağlayan’ın teşkilatın içerisinden geldiğini, siyasi kademeleri yaşayarak yükseldiğini özellikle vurguluyor.
Burada bir başka mesaj daha var.
Uçar, geçmişte beraber siyaset yaptığı isimlerin bugün geldikleri noktayı görmezden gelmiyor.
Tam tersine, siyasi emeğin ve teşkilat geçmişinin önemli olduğunu düşünüyor.

Asıl Mesele Sadece Milletvekilliği mi

Şimdi gelelim meselenin en kritik tarafına…
Uçar’ın konuşmasının tamamına bakıldığında yalnızca milletvekilliği üzerinden bir tablo çizmek doğru olmaz.
Çünkü kendisi belediye başkanlığından teşkilat görevlerine kadar farklı ihtimalleri de konuşuyor.
Fakat “yük olmam, yük alırım” sözü, özellikle önümüzdeki dönemde siyasette yeniden görev alma ihtimali açısından dikkat çekici.
Zonguldak siyasetinde önümüzdeki dönemin önemli başlıklarından biri de milletvekilliği yarışı olacak.
Henüz seçim takvimi üzerinden kesin bir tablo yok.
Ancak siyasi partilerde hazırlıkların seçimden çok daha önce başladığı bilinen bir gerçek.
Dolayısıyla bugün söylenen bazı cümlelerin yarın farklı bir siyasi anlam kazanması da mümkün.
Uçar’ın sözleri de bu açıdan okunabilir.

Eski Siyasetçiyim Yük Alırım

Uçar’ın kendisini “eski siyasetçi” olarak tanımlaması da ayrıca dikkat çekici.
Çünkü burada geçmiş deneyimi bir avantaj olarak ortaya koyuyor.
Yeni siyasetçilerin enerjisi olabilir.
Ancak deneyimli siyasetçilerin de geçmişten gelen birikimi vardır.
Uçar, kendi pozisyonunu ikinci kategoriye yerleştiriyor.
Yani demek istediği şu:
“Ben siyasete yeniden girersem sadece bir makamı işgal etmek için girmem. Tecrübemle sorumluluk üstlenirim.”
Bu, Uçar’ın kendi siyasi yaklaşımını tarif eden bir cümle.
Bunun kamuoyunda ve parti içerisinde nasıl karşılık bulacağı ise önümüzdeki süreçte görülecek.

Zonguldak'ın Sorunlarını a
anlatırken Kendi Siyafetini de Anlattı

Uçar’ın Editör Masası’ndaki açıklamalarını yalnızca belediye eleştirileri, hastane tartışması, Kız Meslek Lisesi, otopark veya ekonomi başlıkları üzerinden değerlendirmek eksik kalır.
Çünkü Uçar aslında program boyunca kendi siyasi bakışını da ortaya koydu.
Belediyelerin asli görevlerine dönmesi gerektiğini söyledi.
Altyapı, ulaşım ve otopark gibi sorunların öncelikli olması gerektiğini savundu.
Geçmişte yapılan yatırımların tamamen yok sayılmaması gerektiğini belirtti.
Kentte güçlü bir siyasi iradeye ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Teşkilatlarda istikrarın önemine dikkat çekti.
Ve bütün bunları anlatırken kendi siyasi geçmişini de yeniden masanın üzerine koydu

Koltuktan Güç Almam Koltuğa Güç Veririm
.
Bence programın ana fikri tam da burada saklı.
Hamdi Uçar kendisini, makamın kendisine değer kattığı bir siyasetçi olarak değil; sahip olduğu siyasi deneyimle bulunduğu makama katkı sağlayabilecek bir isim olarak konumlandırıyor.
“Koltuğa güç veren siyasetçi” ifadesinin karşılığı da bu.
Bu sözün siyasi karşılığı elbette zaman içerisinde ortaya çıkacak.
Bugün için ortada açıklanmış bir adaylık yok.
Fakat ortada oldukça net bir “göreve kapalı değilim” mesajı var.
Ve bu mesajın önümüzdeki dönemde yeniden gündeme gelmesi şaşırtıcı olmayacaktır.

Zonguldak Siyasetinde Taşlar Yeniden Oynuyor

Zonguldak siyasetinde yeni dönem yavaş yavaş şekilleniyor.
Bir tarafta mevcut teşkilatlar…
Bir tarafta yeni isimler…
Diğer tarafta geçmişte önemli görevler üstlenmiş ve siyasi deneyime sahip isimler…
Hamdi Uçar da bu üçüncü grubun en görünür isimlerinden biri.
Dolayısıyla “Ben yük olmam, yük alırım” sözünü sadece bir cümle olarak görmek mümkün değil.
Bu söz, aynı zamanda geçmiş siyasi deneyimin yeniden sahaya sürülebileceğine ilişkin bir işaret olarak da değerlendirilebilir.
Elbette son sözü siyasi şartlar, parti yönetimleri ve süreç içerisinde yapılacak değerlendirmeler söyleyecek.
Ama Uçar, Editör Masası’nda bir şeyi açıkça ortaya koydu:
Siyaset defterini kapatmış değil.
Üstelik bunu “Ben yeniden makam istiyorum” diyerek değil,
“İhtiyaç varsa sorumluluk almaktan kaçmam” diyerek ifade ediyor.
Zonguldak siyasetinde bazen en önemli mesajlar yüksek sesle söylenenlerden değil, dikkatle seçilen birkaç cümleden çıkar.
Hamdi Uçar’ın birkaç cümlesi de şimdiden yeni bir siyasi tartışmanın kapısını aralamış görünüyor.