Gazeteciye Müdahale Kabul Edilemez.
Bir gazeteciye yapılan saldırıyı nerede olursa olsun kınar ve tepki gösteririm Akçakoca Nelediye meclisinde meslektaşımıza çirkin bir saldırı gerçekleştirildi.
Meclis Salonunda Gerilim Tırmandı
Akçakoca Belediyesi’nin Nisan ayı meclis toplantısı, alışılmışın dışında sahnelere ev sahipliği yaptı. Gündemde belediyenin denetim raporları ve özellikle kamuoyuna yansıyan 12 milyon TL’lik özel kalem harcamaları vardı. Bu harcamaları dile getiren AK Partili Meclis Üyesi Zafer Küçük ile Belediye Başkanı Fikret Albayrak arasında tartışma kısa sürede büyüdü. Sözler sertleşti, tansiyon yükseldi. Kameralara yansıyan görüntülerde, Belediye Başkanı’nın meclis üyesinin üzerine yürümesi, zaten gergin olan ortamı iyice alevlendirdi. O anlar sadece bir tartışma değil, yönetim anlayışının da sorgulanmasına neden oldu.
Ancak asıl kırılma noktası tartışmanın ötesine geçti. Meclis toplantısını görüntüleyen basın mensuplarına yönelik sert çıkış, kabul edilemez bir noktaya ulaştı. “Ne çekiyorsun?” diyerek gazetecilerin üzerine yürünmesi, ardından zabıta ve görevliler eliyle basının dışarı çıkarılması, demokrasi adına ciddi bir yara açtı.
Unutulmamalı ki orası kapalı bir kapı arkası değil; kamuya açık bir meclis salonu. Gazeteci orada halk adına bulunur. Çeker, sorar, yazar. Buna kimse engel olamaz. Basını susturmaya çalışmak, gerçeği gizleme çabasından başka bir anlam taşımaz.
Meclis Fiilen Dağıldı
Yaşananların ardından AK Parti ve MHP’li meclis üyeleri, can güvenliklerinin kalmadığını belirterek salonu terk etti. Bu gelişme, toplantının fiilen sona ermesine neden oldu. Yarım kalan oturumun ilerleyen günlerde devam edeceği öğrenildi. Ancak geride kalan tablo, bir meclis toplantısından çok, kontrolünü kaybetmiş bir ortamın fotoğrafı oldu.
Gazeteciye Saldıracağına 12 Milyonun Hesabını Ver.
Tüm bu gerginliğin merkezinde ise tek bir soru duruyor: 12 milyon TL’lik harcama. Kamuoyunun merak ettiği, cevabını beklediği konu bu. Tartışmanın büyümesi, gazetecinin hedef alınması ya da meclisin dağılması bu soruyu ortadan kaldırmaz.
Aksine, daha da büyütür.
Halkın parası söz konusuysa, şeffaflık kaçınılmazdır. Hesap vermek bir tercih değil, zorunluluktur. Tartışmayı bastırmak yerine, sorulara açık ve net cevap vermek gerekir.
Özür Bekleniyor
Yaşanan bu olayın ardından yapılması gereken bellidir. Basına yönelik tavırdan dolayı kamuoyundan özür dilenmelidir. Çünkü bu sadece bir kişiye değil, tüm topluma yapılmış bir saygısızlıktır.
Demokrasi; eleştiriye tahammül, şeffaflık ve hesap verebilirlik üzerine kurulur. Gazeteciyi susturarak değil, sorulara cevap vererek güçlenir.
Bugün yaşananlar hafızalara kazındı. Ama asıl önemli olan, bundan sonra nasıl bir yol izleneceğidir.
Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı olarak yaşanan olayı açık ve net söylemek gerekiyor: Bu görüntüler ne demokrasiye yakışır ne de kamu yönetimine. Gazeteciye yönelen her türlü baskı ve saldırı, aslında halkın haber alma hakkına yapılmış bir müdahaledir. Bu yüzden yaşananları şiddetle kınıyoruz. Çünkü bu mesele sadece bir tartışma değil, doğrudan kamu vicdanını ilgilendiren bir olaydır.
XXX
Yılmaz Özdil Doğruları Söylediği İçin CHP Tarafından Sözcü TV'deki İşinden Çıkartıldı
CHP'li Gazeteci olmak çok zor. CHP'deki Skandalları görmezlikten gelmezsen savunmazsan, CHP tarafından İşten çıkartılııyorsun da onun için.
Ondan sonra CHP basın özgürlüğü savunuyor diye her yerde konuşurlar.
CHP partideki skandalları eleştiren gazetecileri bir bir baskıyla susturuyor. Bunun son örneği Yılmaz Özdil oldu.
CHP Sözcü TV yönetimini baskı altına aldı. Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın 21 yaşındaki belediye çalışanıyla(Sevgilisi) otel odasında yakalanmasını sert bir dille eleştiren Yılmaz Özdil Cumhuriyet Halk Partisi Gelen baskıların ardından Sözcü televizyonundaki görevlerinden istifa etmek zorunda kaldı.
Sözcü TV'de Yılmaz Özdil ekrana çıktı ve dedi ki;
"Adamın belinde havlu yirmi bir yaşında belediyede çalışan bir kız. Bir tanesini İzmir Bornova'da bir ev yani rezilliğin bini bir para. Kumar oynamaya gitmişler. Karısından boşanmak için malı mülkü bilmem kimin üstüne bir rezillik lağım patladı değil mi? Yapılacak en doğru şey Özgür Özel de çıktı dedi ki ben dedi bu tablodan Utandım milletimden özür diliyorum de. Çok güzel. At abi bunu. At ne bekliyorsun yani?"
Ve bu sözler Sözcü TV'de Yılmaz Özdil'in sonunu hazırladı. Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın 21 yaşındaki belediye çalışanıyla (Sevgilisi) otel odasında yakalanmasını sert bir dille eleştiren Yılmaz Özdil, CHP'nin hışmına uğradı. Yılmaz Özdil'e yönelik CHP tarafından finanse edilen Sözcü TV'de işten çıkarıldı
Yazıklar olsun
Ne yani Özkan Yalım'ı övecek miydi