Zonguldak’ta 11ve 12 Nisan tarihlerinde yapılacak olan Tabip Odası Genel Kurulu öncesi, seçim atmosferi giderek ısınıyor.
Ancak bu seçim sürecinde tartışmalar yalnızca adaylar ve projeler üzerinden değil, kullanılan dil ve tercih edilen isimler üzerinden de şekilleniyor. Tam da bu noktada akıllara şu soru geliyor: “Siz ‘çağdaş’sınız da, diğerleri ‘gerici’ mi?”
Zonguldak Tabip Odası’nda mevcut başkan Prof.Dr.Eksal Kargı'nın yeniden aday olmamasıyla birlikte yarış yeni isimler üzerinden şekillendi. Önceki dönem başkanlarından Dr. Şenol Yavuz adaylığını açıklarken, karşısında ise “Çağdaş Hekimler Grubu” yer aldı. Her iki taraf da seçim çalışmalarını sürdürürken, özellikle grup isimlendirmesi kamuoyunda dikkat çeken bir tartışmanın kapısını araladı.
İsim mi Algı mı?
“Çağdaş Hekimler” ismi ilk bakışta olumlu, ilerici ve bilimsel bir yaklaşımı çağrıştırıyor. Nitekim grup da kendisini; toplum sağlığını önceleyen, bilimi rehber alan ve mesleki dayanışmayı büyüten bir anlayışla tanımlıyor. Demokratik kitle örgütleriyle temas kurmaları ve ortak çalışma vurgusu yapmaları da bu çerçevede değerlendirilebilir.
Ancak mesele yalnızca verilen mesaj değil, bu mesajın nasıl algılandığıdır. Bir grubun kendisini “çağdaş” olarak tanımlaması, ister istemez karşısındaki oluşum için zihinlerde “peki onlar ne?” sorusunu doğuruyor. Bu da istemeden de olsa bir ayrıştırma ve etiketleme riskini beraberinde getiriyor.
Çağdaşlık Kimin Tekelinde?
Burada asıl tartışılması gereken nokta şu: Çağdaşlık bir grubun tekelinde midir? Bir diğer ifadeyle, bir grup kendisini “çağdaş” olarak tanımladığında, karşısındaki aday ya da ekip otomatik olarak bunun dışında mı kalır?
Dr. Şenol Yavuz’un geçmişine bakıldığında, uzun yıllar mesleğin içinde yer almış, Tabip Odası başkanlığı yapmış ve önemli bir tecrübe edinmiş bir isim. Bu noktada “çağdaşlık”, yalnızca bir isimle değil; birikim, yaklaşım ve uygulamalarla ölçülmesi gereken bir değer olarak öne çıkıyor.
Kaldı ki modernlik, bilimsellik ya da Atatürkçülük gibi kavramlar herhangi bir grubun tekeline alınamayacak kadar geniş ve ortak değerlerdir. Bu değerler üzerinden bir ayrım oluşturmak yerine, bu değerlerin nasıl yaşatılacağı ve geliştirileceği konuşulmalıdır.
Sormazlarmı ki o zaman
-Siz Çağdaş'sınız da Senol Yavuz ve ekibi gerici mi
Ne demek istiyorsunuz
-Siz ne kadar çağdaşsanız, Şenol Yavuz sizden daha fazla çağdaştır
-Siz ne kadar modern iseniz Şenol Yavuz sizden daha fazla moderndir
-Siz ne kadar Atatürkçü iseniz Şenol Yavuz sizden daha fazla Atatürkçüdür
-Bu durumda Çağdaş hekimler grubuna oy verecek Doktorlar Çağdaş, Şenol Yavuz'a oy verecek Doktorlar gerici mi olacak?
Tecrübe mi Yenilik mi?
Seçim sürecinde dikkat çeken bir diğer unsur ise tecrübe faktörü. Dr. Şenol Yavuz’un daha önce Tabip Odası başkanlığı yapmış olması, yönetim süreçlerine hâkimiyet açısından önemli bir avantaj olarak değerlendirilebilir. Göreve gelmesi halinde “sistemi öğrenme” gibi bir sürece ihtiyaç duymayacak olması da bu avantajı güçlendiriyor.
Öte yandan Çağdaş Hekimler Grubu’nun yeni bir enerji, farklı bir bakış açısı ve kolektif çalışma vurgusu da seçmen nezdinde karşılık bulabilecek unsurlar arasında yer alıyor.
Mesele İsim Değil Yaklaşım
Elbette burada kişilere yönelik bir değerlendirme yapmak doğru olmaz. Çağdaş Hekimler Grubu içinde yer alan isimler hakkında bireysel bir eleştirim asla söz konusu değildir. Seçimi kazanırlarsa da bu demokratik sürecin doğal bir sonucudur.
Ancak seçim öncesi kullanılan dilin ve tercih edilen isimlerin, toplumda nasıl bir algı oluşturduğunu göz ardı etmemek gerekir. Çünkü bazen bir isim, anlatılmak istenenden çok daha farklı bir anlam doğurabilir.
Mesele kimin “çağdaş” olduğu değil, kimin mesleğe, hekimlik değerlerine ve topluma ne kattığıdır. Zonguldak Tabip Odası seçimleri de bu açıdan yalnızca bir yönetim değişimi değil, aynı zamanda bir anlayış ve yaklaşım tercihi olacaktır.