Sayın Toy Hakan... Bu yazı ne bir hükümdür ne de bir mahkeme kararıdır.

Bu yazı,alın teriyle yaşayan emekçilerin cevabını beklediği soruların kaleme dökülmüş hâlidir.

Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Genel Başkanı sayın TOY Hakan,

Kamuoyunda sendikadan aylık 500 bin TL civarında ücret, ayrıca 100 bin TL civarında emekli aylığı aldığınız yönünde iddialar var.
Bu iddialar doğru mu?

Doğru değilse neden bugüne kadar çıkıp "Gerçek budur." demediniz?

Neden mal varlığınızı şeffaf biçimde üyelerinizle paylaşamıyorsunuz ?...

" Genç ve dinamik yönetim " diyorsunuz.
Peki siz emekli oldunuz mu, olmadınız mı?

Emekli olduysanız, bu söylemi üyelerinize nasıl anlatıyorsunuz?

Bu nasıl nasıl bir yaman Çelişkidir?

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi'nde yaşananlar ortadayken neden sessizsiniz?
Her geçen gün,üye kaybediyorsunuz!

Niye Bülent Ecevit üniversitesi'ne gelemiyorsunuz?
İşçinin tepkisinden mi korkuyorsunuz?
Yoksa ...!

Bülent Ecevit Üniversitesi'nde ne oluyor?

İşçi arkadaşlarımız neden Hak-İş'e bağlı Öz Sağlık-İş Sendikası'nı tercih ediyor?
Toplu geçişler ile ilgili niye açıklama yapamıyorsunuz?

Türkiye Sağlık işçileri Zonguldak Şubesi diye tabela sendika şubesi vardı!...

O şube neden bugün amatör şube durumuna düştü?...

Zonguldak Şubesi'nin başına Düzce'den getirdiğiniz Sayın Hakan Uzun'un basiretsiz,boş konuşan ve zayıf bir karakter olduğunu çok iyi biliyordunuz.

Nihayetinde ait olduğu yere geri döndü.

Yetkili olduğunuz Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Diş Hastanesi'ndeki üyeleriniz için hangi somut başarıları ortaya koydunuz?...

Niye o emekçi arkadaşlarımızı orada yapayalnız bıraktınız?...


Duayen Hukukçu ve Sendikacı Kadir Atıcı'nın ayrılmasının ardından üyeler lehine kaç önemli dava kazandınız?

Bu sorulara cevabınızı bekliyoruz.

Çünkü sendikacılık, alkış toplayanların değil,hesap verebilenlerin işidir.

Bugün susabilirsiniz.

Bugün cevap vermeyebilirsiniz.

Ama emekçinin vicdanını susturamazsınız.

Çünkü emekçi unutmaz.

Verilen sözleri de unutmaz.
Tutulmayan sözleri de unutmaz.

Günü geldiğinde kararını kendi verir.

O gün konuşan ne makam olur...
Ne unvan olur...
Ne de manşetler...

Son sözü yine alın teriyle yaşayan emekçi söyler.

Sayın Toy Hakan,

Zonguldak'ta, Bolu'da ve Düzce'de cevabı siz değil,emekçiler verecek.
O gün geldiğinde gerçeği hep birlikte göreceğiz.

Murat İLERİ