Bazı insanlar aynı cümleyi duyar,biri yalnızca kelimeleri işitir,diğeri ise sessizliğin içinde saklanan çığlığı fark eder.İşte insanı birbirinden ayıran çizgi tam da buradan geçer.
Anlamak,kulağın duyduğu kadar değildir,kalbin taşıyabildiği kadardır.
Hayat,insana her gün yeni insanlar çıkarır karşısına. Kimisi gözlerinin içine bakarak konuşur ama seni hiç görmez.Kimisi tek kelime etmez; yine de suskunluğunun içinde bütün hikâyesini bırakır. Çünkü bazı acılar dile sığmaz. Bazı yalnızlıklar cümle kuramaz.Bazı yaralar ise ancak başka bir yüreğin sıcaklığında görünür hâle gelir.
Felsefe,yüzyıllardır insanın hakikati arayışını anlatır. Psikoloji,insan ruhunun görünmeyen odalarında dolaşır. Edebiyat ise ikisinin söyleyemediğini tek bir cümleyle hissettirir.Üçü de aynı kapıya çıkar: İnsan, yalnızca düşündüğü kadar değil,hissedebildiği kadar insandır.
Merhamet,zayıflık değildir; en büyük cesarettir. Şefkat, acımak değildir,bir başkasının yükünü küçültmek için kendi omzunu uzatabilmektir. Empati ise yalnızca "Seni anlıyorum." demek değil, anlaşılmanın ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu bilmektir.
Modern dünyanın en büyük yoksulluğu para eksikliği değildir.İnsanların birbirini dinlemeyi unutmasıdır.Herkes konuşuyor,ama çok az kişi gerçekten duyuyor.Herkes görüyor,ama çok az kişi gerçekten fark ediyor. Kalabalıklar büyüyor; yalnızlıklar daha da derinleşiyor.
İnsan bazen bir ömrü tek bir bakışta anlatır.Gözlerinin altında biriken uykusuz geceleri, içine gömdüğü kırgınlıkları,kimseye söyleyemediği korkuları taşır. İşte o an,akıl hesap yapmayı bırakır; sözü kalp devralır. Çünkü bazı hakikatlerin dili yoktur, yalnızca hissi vardır.
Bir ağacın gölgesi nasıl sadece sıcağı yaşayanı serinletirse, merhamet de yalnızca acıyı tanıyanın yüreğinde büyür. Acı çekmeyen insan olabilir,ama acıyı anlamayan insan eksik kalır. İnsanlığın en büyük sınavı bilgiyle değil, vicdanla verilir.
Belki de bu yüzden bazı insanlar yıllarca aynı evde yaşar ama birbirine yabancı kalır. Bazıları ise birkaç dakikalık bir karşılaşmada ömür boyu unutulmayacak bir iz bırakır. Kalpler birbirini tanıdığında, zaman önemini kaybeder.
İnsan olmak, kusursuz olmak değildir.Başkasının gözyaşını küçümsememek, sessizliğini hor görmemek, düştüğü yerde elini uzatmaktır.Dünyayı değiştiren büyük devrimler bazen tek bir merhamet cümlesiyle başlar.
Sonunda geriye ne unvanlar kalır ne de alkışlar...İnsan, ardında bıraktığı iyilik kadar hatırlanır.Kalbine dokunabildiği insanlar kadar yaşar.Çünkü hayatın en derin gerçeği şudur: Akıl yol gösterir,ama yolu yürüten daima kalptir.
Murat İLERİ