İnsan,en çok sesini duyuramayan yanına yorulur.

Bazı geceler vardır; sokaklar sessizdir ama insanın içi kıyamet yeridir. Kimse görmez o yangını. Gülümseyen bir yüzün ardında, yıllardır sönmeyen küller saklıdır.

Hayat,herkese aynı hikâyeyi yazmaz.

Kimi çocukluğundan umut taşır,kimi ise daha yolun başında omuzlarına ağır bir yalnızlık yüklenir.

Buna rağmen insan,her sabah yeniden ayağa kalkıyorsa, içinde hâlâ ölmemiş bir umut vardır.

Kalbin en büyük sınavı,gördüğü kötülüğe rağmen iyiliği terk etmemesidir.

Çünkü merhamet, zayıfların sığındığı bir duygu değil; güçlü insanların vazgeçmediği bir karakterdir.

Güvenini kaybedebilirsin, hayallerin yarım kalabilir, beklediğin kapılar yüzüne kapanabilir...

Fakat sevgiyi kaybettiğin gün, asıl yenilgiyi o zaman yaşarsın.

Bazı insanlar hayatımıza bahar diye girer, ardından uzun bir kış bırakır.

Bazıları ise tek bir cümle bile kurmadan insana ömür boyu unutamayacağı bir sessizlik armağan eder.

Yine de öfkeyle yaşamak,omuzda taşınan görünmez bir yüktür.

Affetmek her zaman unutmak değildir,bazen sadece yoluna devam edebilmektir.

İnsan ruhu,derin bir denize benzer. Yüzeyden bakıldığında durgun görünür; oysa en büyük fırtınalar dipte kopar.

Kimsenin bilmediği mücadeleler, kimsenin duymadığı dualar ve kimsenin görmediği gözyaşları vardır. İşte insanı olgunlaştıran da alkışlar değil, sessizce verdiği o mücadeledir.

Belki bugün gökyüzü gri...

Belki beklediğin haber gelmedi...

Belki elini uzattığında tutacak bir el bulamadın...

Ama hiçbir gece, sabahı sonsuza kadar geciktiremez.

Yol bazen uzar, bazen insan yorulur. Yüreğin dinlenmek istediği zamanlar olur.

Fakat umut, karanlığın bittiği yerde değil; karanlığın tam ortasında yakılan küçücük bir ışıktır. O ışığı söndürmeyenler, sonunda mutlaka kendi gökyüzüne kavuşur.

Arkamızda kalan izler,attığımız adımlar kadar değildir.Kimi zaman sustuğumuz cümleler, konuştuğumuz sözlerden daha çok anlatır bizi.

İnsan,en çok da kendi vicdanıyla baş başa kaldığında kim olduğunu öğrenir.

Sonunda anladım ki,hayat kimseye borçlu değil.

Beklemek yerine yürümek, yakınmaktan çok üretmek,kin taşımak yerine yüreği diri tutmak gerekiyor.Çünkü zaman,yalnızca yaşayanı değil, vazgeçmeyeni de ödüllendiriyor.

Ben artık kimsenin gölgesinde durmuyorum.

Kendi göğümün altında,kendi yolumda yürüyorum.
Rüzgâr sert esebilir,mevsimler değişebilir,insanlar gelip gidebilir.

Fakat insan, kalbindeki ışığı koruyabildiği sürece hiçbir karanlık sonsuza kadar hüküm süremez.

Murat İLERİ